Friday, March 09, 2007
HAYIRLI CUMALAR...

“Kazandıklarım huzurumu bozuyor, namazda huşu duyamıyorum.Oysaki siz daha varlıklısınız, nasıl huzur içinde namaz kılabiliyor sunuz?” diye soran yeni zengine, İmam Azam , şu cevabı verir:

“-Aramızdaki fark şudur ki, ben develerimi ahıra bağlıyorum, sen ise gönlüne…”


CUMANIZ MÜBAREK OLSUN…

Labels:

posted by suveyda @ Permalink ¤9:02 AM  
4 Comments:
  • At 11:06 AM, Anonymous Anonymous said…

    Hayırlı Cumalar
    evet ne güzel söylemiş İmam-ı Azam hazretleri
    Develeri ve dünyevi herşeyi kalbe bağlamamak gerekir
    "Dünyayı kesben değil kalben terketmek gerekir."
    Yani yaşadığımız dünyada çalışmalar yapacağız,meşru dairede belki herkesten çok çalışacağız, kazanacağız heryönde ileri olacağız ama onlara kalben bağlanmayacağız kazandığımızı yerine göre ihtiyacı olanlara vermeyi de bileceğiz
    Bahtiyar o insandır ki ne dünyadan kazandıklarına çok sevinir; ne de dünyevi şeyleri kaybettiğine üzülür
    Zaten misafir olan akıllı bir kimse beraberinde getirmediği şeylere kalbini bağlamaz
    Hepimiz dünyada misafiriz ve gelirken hiçbirşey getirmedik
    Giderkende maddi birşey götürmeye imkan yok

    Dua eder Dualarınızı beklerim

     
  • At 5:31 PM, Blogger ladybird said…

    cok guzel bir cevap.

     
  • At 7:41 PM, Anonymous Anonymous said…

    İmam-ı Âzam Hazretleri gibi mücedditler, hakikatleri bizim gibi âmi insanlara anlatmak için, aklın eline temsil dürbünü vermişler, onunla uzak gibi görünen hakikatleri gözümüze yaklaştırmışlardır.

    O zaman deve insanların en önemli bineği ve zenginliğini simgeleyen prestij vasıtasıymış. Bugün ise son model arabalar, yatlar ve katlar aynı şekilde kalpleri işgal ediyor. Onun için namazda huşû içinde olmak bir yana, camiden içeri girmek bile bir nefis mücadelesi gerektiriyor. Ama bir gerçek var ki, hayatında cami yakınlarında geçmeyenler bile, son yolculuğa buradan ve musalla rıhtımından çıkıyorlar.

    İnsan hiç değilse bu gerçeği aklına ve kalbine kabul ettirebilse, o zaman namaza bu kadar kayıtsız kalamaz ve namaza karşı direnci kırılır.

    İmam-ı Âzam Hazretleri ne kadar doğru söylemiş. Âcizâne ben de diyorum ki, hem kalbimize deve bağlamayalım, hem de kalbimizi deveye bağlamayalım.

    "Hayatınız imanla hayatlandırınız, ibadetle süsleyiniz, günahlardan kaçınmakla muhafaza ediniz" -Said Nursî-

     
  • At 9:05 AM, Blogger suveyda said…

    mehmet bey,
    ah bir hakkıyla anlayabilsek bunları mehmet bey.
    aslında çoğu şeyide biliyoruz ama iş eyleme gelince orda kalıyoruz, bir adım öteye gitmiyoruz.
    biraz daha iman mı acaba?
    hem dünyadakilerin ne önemi var ki.
    bunu yürekten söylediğimiz sürece, sadece dilde kalmadığı sürece asıl kurtuluşu buluruz sanırım.
    üstelik " ALLAH'ı kaybeden neyi bulur , Onu bulan neyi kaybeder ..."






    ladybird,
    demi ama.
    tabi anlayana:)






    gönül pınarı,
    Hayatınız imanla hayatlandırınız, ibadetle süsleyiniz, günahlardan kaçınmakla muhafaza ediniz" -Said Nursî-

    ne güzel bir ifade aslında bu.
    yapammız greken iki cümleyle özetlenmiş zaten.

    emircan beyin sayfasında vardı. "Ka'b b. İyad (ra) demiştir ki; Ben Resulullahı (sav) şöyle buyururken duydum. “Her ümmetin bir büyük fitnesi (imtihan vesilesi) vardır. Benim ümmetimin baş fitnesi (sıkıntı sebebi) de maldır."

    1400 yıl önce ne hale geleceğimiz belliydi.

    her kişinin geldiği, er kişinin az geldiği o musalla taşında, er kişi olarak bulunuruz inş.

     
Post a Comment
<< Home
 
 

about me
gelirsin gidersin dostumsun, gelmezsin gitmezsin neyimsin
Udah Lewat
Archives
Dua
Allah’ım, Sana tutunuyorum, Kimsenin yere atmasına izin verme beni. (Sadi)
Martı

“Yaşamak için ne çok sebep var,” diye düşünüyor uçmanın anlamına vardıkça. Kabiliyetlerinin sınırlarını aşmak, onu yaşatan en büyük sebep. Onun için balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka sebepler de var yaşamak için. Cehaletimizi kırabiliriz. Becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekâmızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi hür olabiliriz!

Böyledir

Başkasını kıran, inciten bir insanın kendisi de bundan mutlaka yara alır.Kötülüğün oku mutlaka geri döner

Budur

Ne gökte, ne denizde, ne dağların içinde, ne de ormanların kuytu bir köşesinde, hiçbir yer yoktur ki, insan yaptığı fenalıktan, karşılığını görmeden, kurtulup sıyrılabilsin

Arkadaşlar
Designed-By

Visit Me Klik It
Credite
15n41n1