| Monday, March 05, 2007 |
| FUTBOL VE YANSIMALARIM |
Futbol konusunda hiçbir bilgim olmamakla beraber nedense her zaman çok fazla söyleyeceklerim olmuştur.Bu sempatiden değil tamamen antipatiden kaynaklanıyor.Yıllarca futbolla iç içe olsam da, bir türlü sevemedim, üstelik her geçen gün daha fazla nefret eder oldum.Abimle beni teraziye koysalar hiç tartmayız, dengesizlikte dengenin bulunduğu an, bu andır.Çünkü abim, ne kadar futbol hastası ise bende o kadar futboldan nefret eder hale geldim.
Malum eskiden bu kadar kanal yoktu, bu kadar cihazlar yoktu, birkaç kanalla izlenirdi her şey.İşte o zaman bu benim için bulunmaz bir nimetti.Futbol olacağı akşam, o kanalı bozardım, masum rollerine bürünüp hiçbirşey olmamış gibi gider otururdum.Yutuyorlar mıydı?Yutmuyorlardı tabiki.Hemen yapıyorlardı ve eziyet gene başlıyordu.
Karar verdim bir gün, bu kadar erkek izlerken, hatta bir kısım bayanlarda buna bayılırken ben neden izlemeyeyim dedim ve geçtim televizyon karşısına.Acaba ne kadar dayanabileceğim diye bir gözümde saatte.Fareler kemirmeye başlamıştı bile hücrelerimi.Televizyona bakıyordum ama saçımı başımı yolmam an meselesiydi.Bir abime bakıyorum, bir televizyona, bir saate, bir de kendime.Çocuk heyecandan yerinde duramıyor bende sinirden.Bu çin işkencesinin yeni bir versiyonu olmalıydı.”Yeterrr” deyip yerimden kalktım ve ancak iki dakika dayanabilmiştim.”Al maçını başına çal” diye odayı terketmiştim.Biraz daha kalırsam oksijensizlikten boğulacaktım sanki.
Abarttığımı düşünenler için şunu söyleyebilirim, ben futbol konusunda iflah olmaz bir vakayım.Yıllarca her gün futbol izleyen, oynayan, top peşinde koşan bir abiniz olursa, yetmedi tekrarlarını izlerse, o da yetmedi “oynat uğurcuğum, ileri al uğurcuğum, geri al uğurcuğum” gibi, işleri güçleri yok vatan kurtarır gibi yorum yapanlar gözüne sokulursa olacağı budur.Benim gibi futbol düşmanı bir eser yetişir.Abimlerin halı saha maçlarına izlemeye giderim, çünkü etrafı izleme, sohbet etme gibi alternatifleriniz vardır.Bir kendilerini izlemem:)
Herşeyi anlıyorum da şu maçlardan sonra saatlerce, gece yarılarına kadar süren futbol yorumları yok mu!O ayrı bir işkence.Sizi bilemiyorum ama bana çok komik geliyor.Elinde bir sopa, ileri sar, geri sar, burda dur, şurda oynat ne bu ya?Ölmüşle, olmuşa çare mi olur.İnsanın cinleri tepesine çıkar.Benimkiler çıkıyor şahsen.
Aslında dikkatimi çeken bir şey daha var.Bu yorum programlarındaki, yorumcuların giyim tarzları.Gömlek-pantolon üstüne düğümleyip kazak atma favorisi.Eskiden böyle giyinenler kıro denip küçümsenirdi şimdi moda oldu.Üşüse giyer diyorum, üşümese niye üstüne öyle atıyor diyorum bir çıkış bulamıyorum.Hadi yolda olsa insan, yanımda bulunsun diye öyle yapar ama ekranda niye öyle yapsın ki?Hem aynı ortamda yarı çıplak bayanları görünce üşümelerinin imkansız olduğunu düşünüyorum ama hala bu konuya bir çözüm bulamadım.Aklıma takılmıyor değil hani.Vardır bir bildikleri diyorum fakat içimden de, ne bildikleri olacak sesi geliyor.
İşte böyle efendim.Siz siz olun, evinizdeki bayanlara futbol işkencesi yapmayın.Tecrübeli biri olarak söylüyorum ki berbat bir durum.
Neyse ki şükredecek durumlarım var.Misal babam hiç sevmez, büyük abimde çok bağımlısı değildir.Zaten o, çok önceden Samsunspor’u tutardı.Malum o kazadan sonra bayağı üzülmüştü, ondan sonra da kimseye gönlünü kaptırmadı.Kim yenerse onun takımıdır.
Şimdi her şeye ilaç bulan doktorlar şu futbol fanatikliğinede bulsalar hemen alır, abime uykuya geçtiği anda anda şırınga ederdim.Zaten top patlasa duymaz.Ara sıra didişiyoruz biz abimle:)Bu kısmı daha komik oluyor.Ben çok futbol izlediğinden şikayet ederken, o da “siz bayanlarda hep pembe dizi izliyorsunuz” diyor.”Oğlum kalmadı artık böyle kızlar, maria izleyen pencere dibinde leonardosunu bekleyen kızlar” diyorum ama kime diyorum, “gene golü kaçırdı “ diye bir ses geliyor, beni hepten deli ediyor.
Vehasılı kelam, bu sokak çıkmaz sokak, bu konu çözümsüz konu.Yüzyıllar geçsede nasılsa değişmeyecek biliyorum.Ne biz bayanlar değişebiliriz, ne de erkekler.Varsın böyle kalsın ama orta bir yol bulunsun.
Keşke herkes evinde izlese de stadlarda, sokaklarda yaşananlar yaşanmasa, insanlar birbirlerini futbol yüzünden vurmasa.Beterinde beteri var derler ya, Allah beterinden korusun diyerek ve bütün tepkileri göze alarak bu anlamsız konuyu kapatıyorum. Top yuvarlaktır, kazanan dört köşe, süveyda binbir köşe:)
Herkese hayırlı haftalar… Labels: top peşinde, ya ya ya şa şa şa |
posted by suveyda @ Permalink ¤9:19 AM   |
|
|
|
|
|
| about me |
| gelirsin gidersin dostumsun, gelmezsin gitmezsin neyimsin |
| Udah Lewat |
|
| Archives |
|
|
| Dua |
| Allah’ım,
Sana tutunuyorum,
Kimsenin yere atmasına izin verme beni.
(Sadi)
|
| Martı |
“Yaşamak için ne çok sebep var,” diye düşünüyor uçmanın anlamına vardıkça. Kabiliyetlerinin sınırlarını aşmak, onu yaşatan en büyük sebep. Onun için balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka sebepler de var yaşamak için. Cehaletimizi kırabiliriz. Becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekâmızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi hür olabiliriz!
|
| Böyledir |
Başkasını kıran, inciten bir insanın kendisi de bundan mutlaka yara alır.Kötülüğün oku mutlaka geri döner |
| Budur |
Ne gökte, ne denizde, ne dağların içinde, ne de ormanların kuytu bir köşesinde, hiçbir yer yoktur ki, insan yaptığı fenalıktan, karşılığını görmeden, kurtulup sıyrılabilsin |
| Arkadaşlar |
|
| Designed-By |

|
| Credite |
|
|