| Thursday, March 01, 2007 |
| SÜVEYDA, UYUYOR, BÜYÜYOR |
Yükü sırtında geçmişin Büklüm büklüm Yollarını aşarak Ben nereden nereye gelmişim? (Üzeyir Lokman Çaycı)

Bir kız dünyaya geldi, yirmiyedi sene evvel bugün.Şirin mi şirin, ailenin ilk kızı , ki daha önce bir kız kaybetmenin hüznüyle, daha bir sevindiler sanırım.Bütün bebekler tatlı, bütün bebekler güzel ve masumdur değil mi?Büyüdükçe çirkinleşiyor, büyüdükçe kötüleşiyoruz, büyüdükçe kalplerimiz kinle doluyor.Neyse bunlardan bahsetmeyelim.Bugün güzel bir gün, yeni bir ay ve bugün bahar.
Mart kapıdan baktırsa da kazma kürek yaktırsa da bugün 1 Mart.Baharın müjdecisi 1 mart.Ayın ilk günü 1 mart.Mevsimlerin en güzeline ait 1 mart.Kelebeklerin uçmaya, çiçeklerin açmaya can attığı 1 mart.Taze başlangıçlar için 1 mart.
Mümkünse ve bir mahsuru yoksa bugün doğum günümdür.
Benim doğum günüm böyle güzel bir güne rastlamış olduğu kadar bir o kadar da karışıktır.Yılda üç defa doğum günü olan nadide insanlardan biri sayılabilirim.Resmi olarak başka bir tarihim olmakla beraber gayri resmi iki günüm daha vardır.Bunda annemin payı yüzde yüz diyebilirim.Ben yıllarca 15 Şubatta doğduğumu sandım ama bir gün bu konuya merak salıp olayı tarihçilere ve görgü tanıklarına bırakınca doğum tarihim 1 mart’a alındı.Şimdi senede üç doğum günü olan şahsiyet olarak tarihe geçme gibi bir çabam da yok.Sadece işin keyfini sürüyorum.Ben halimden memnunum, gelsin hediyeler, gitsin kutlamalar.
Buraya kadar her şey güzelken bir durum daha var.İlginç bir tevafuktur ki abimin doğum günü de 1 mart.Şimdi bunun bir iyi , bir de kötü tarafı var.İyi tarafı, her şeyi unutan abim benim doğum günümü asla unutamaz, şayet kendi doğum gününü unutmadığı müddetçe.Kötü tarafı ise, ailede hediyeler ister istemez bir sekteye uğruyor, bölünüyor:) Bu konuda bencilce bir cümle kurmuş olsam da aslında hiç böyle olmuyor.Olayı çarpıtıyorum hatta ve hatta yanlış bir beyanda bulunuyorum.
Şimdi 27 yaşına basmış bulunuyorum.Yaptıklarımla, yapamadıklarımla 26 seneyi devirmiş bulunuyorum.Ben bildiğiniz bayanlardan değilim rahatlıkla yaşımı söyleyebilirim:) Akıl yaşta değil baştadır deselerde öyle olmuyor, çoğu zaman aklı başa, yaş getiriyor.Bazı yerleşmiş, kök salmış düşünceler haricinde insanın pek çok düşüncesi değişebiliyor bu uzun zaman diliminde.Dün düşündüğünü bugün doğru veya yanlış bulabiliyorsun.Kendi düşüncelerine kendin şaşırabiliyorsun.
Bu yaşıma kadar belki daha güzel şeyler yapabilirdim, daha iyisi olabilirdim.Şükürler olsun diyorum her daim.Bana böyle bir aile nasip ettiğin için, böyle kardeşlerim olduğu için, dostlarım, arkadaşlarım olduğu için.Sevenlerim ve sevdiklerim olduğu için şükürler olsun Allah’ım.Binlerce, yüzbinlerce teşekkürler.
Acısıyla, tatlısıyla geçen 26 sene.Gidenler oldu, kalanlar oldu, kaybettiklerim, kazandıklarım.İnsan büyüdükçe, tabiriyle yaşadıkça anlıyor neyin nasıl olduğunu.İnsanı olgunlaştıranın sevinçler değil acılar olduğunu da anlıyor.Acılarım olduğu kadar sevinçlerim de oldu, güldüğüm, ağladığım zamanlar oldu.Her anım için, “iyki yaşamışım, yoksa asla anlayamazdım” düşündüğüm anlar az olmadı.Bunun yanında “keşke bunları hiç yaşamasaydım, değer miydi, değdi mi?” dediğim, değmediğini gördüğüm anlar da oldu.Olsun, bunlarda tecrübe olmuş oldu, kazıklarıyla beraber.
Kaza ve kadere inanıyoruz, önümüze ne çıkarsa kabullenmesini öğrendim.Herşeyin O’ndan geldiğini ve ne olursa olsun katlanmam gerektiğini, hayır olan şeyde şer, şer olan şeyde hayır olduğunu, bin tane kapı yüzüme kapansa da bir kapının mutlaka açılacağını, gecenin en karanlık anında gündüze sıyrılacağını biliyorum.Buna inanmak, bunu bilmek ve bu düşünceden emin olmak yetiyor bana.Kendimi hiç önemsemediğim gibi, en az arkadaşım kadar yakın olduğum anneme” beni dünyaya getirmişsin,kendine zaten en büyük hediyeyi vermişsin” de diyebiliyorum.Olsun o kadar da değil mi ama?
Son olarak “iyki doğdun, iyki varsın “ diyen sevdiklerim için ne kadar şükretsem azdır.Önemli olan, yalnız kendimiz için değil birileri içinde önemli olmak benim için, diğerleri içinde bir anlam ifade edebilmek.Olduğuma, dünyaya geldiğime, yaşadığıma sevinen birilerinin olması benim için bulunmaz mutluluklardan.
İlk defa böyle bir yazı yazıyorum.Yaşlanıyor muyum yoksa?Bu da 26 yılın yüzeyden muhasebesi, değerlendirmesi olsun.Kimbilir belkide bir daha yazmak nasip olmaz, yarının ne getireceği bilinmez.Herşey için ama her şey için Rabbim şükürler olsun, tekrar tekrar.Allah, herkese, hepinize, hepimize her şeyin hayırlısını nasip etsin.(amin)
Bu arada Buğra’cım seninde doğum günün kutlu olsun.Ömrüne güzel ömürler katılsın, her şeyin hayırlısı seninle olsun.Onunla da aynı günmüş doğum günümüz.İkimiz bugün itibariyle büyüdük:)İki gün sonra büyük abimin doğum günü var.Bütün martlılar buraya toplansın.Ulusal doğum günü günleri ilan edecem:)
Son söz; dün 28 şubat dolayısıyla en beterinden gün olsa da, bugün yeni bir gün, güzel bir gün.Önemli olan doğum günüm olması değil, bunlar ufak ayrıntılar, kardeşimin doğum gününü dahi unutan bir insan olarak, kimseye bu tür günler için asla sitem etmeyen bir insan da olarak, geçmiş günlerin muhasebesini yapmak, düşünmek güzel.En güzeli bunları yazabilmek, yazmak çok güzel ve paylaşmak.
Allah hepinize en güzel, en hayırlı günleri nasip etsin.Bu sefer güzel dilekler benden gelsin.Eee yaş almış başını gidiyor olsun bu kadar demi:))
Kalın sağlıcakla…
Labels: doğum günü sadece laylaylom değil |
posted by suveyda @ Permalink ¤9:20 AM   |
|
|
|
|
|
| about me |
| gelirsin gidersin dostumsun, gelmezsin gitmezsin neyimsin |
| Udah Lewat |
|
| Archives |
|
|
| Dua |
| Allah’ım,
Sana tutunuyorum,
Kimsenin yere atmasına izin verme beni.
(Sadi)
|
| Martı |
“Yaşamak için ne çok sebep var,” diye düşünüyor uçmanın anlamına vardıkça. Kabiliyetlerinin sınırlarını aşmak, onu yaşatan en büyük sebep. Onun için balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka sebepler de var yaşamak için. Cehaletimizi kırabiliriz. Becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekâmızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi hür olabiliriz!
|
| Böyledir |
Başkasını kıran, inciten bir insanın kendisi de bundan mutlaka yara alır.Kötülüğün oku mutlaka geri döner |
| Budur |
Ne gökte, ne denizde, ne dağların içinde, ne de ormanların kuytu bir köşesinde, hiçbir yer yoktur ki, insan yaptığı fenalıktan, karşılığını görmeden, kurtulup sıyrılabilsin |
| Arkadaşlar |
|
| Designed-By |

|
| Credite |
|
|