Monday, February 19, 2007
OH BE SONUNDA ;)

Şimdi neden böyle bir başlık attığımı merak edeceksiniz o yüzden olayı anlatmaya başlayayım.Yukarıda gördüğünüz atkının başına gelenler çiğ mi desem, pişmiş mi desem hiçbir tavuğun başına gelmemiştir.O kadar badireler atlattı ki, sonunda kendini tamamlayabildi.

Şöyle ki; ben bu atkıyı örmeye geçen sene başladım.Fakat aksilikler peşimi bırakmamış olsa gerek ki birkaç günde bitirilebilecek bir şey 365 güne yayıldı.Bunun bir çok nedeni var.Önce şunu söyleyeyim.Ben şayet bir şey beğendiysem , bir şey yapmak istersem, kim olursa olsun, kim beğenmezse beğenmesin, ne derlerse desinler umurumda olmaz.Kendi zevkime güvenirim.Onun için bak bu olmamış, şu yakışmamış gibi cümlelerden hiç etkilenmem.Önemli olan benim beğenmemdir.

Atkıya bir sene önce başladığımı yazmıştım.Bir gece çok sevgili arkadaşlarım (!) bize oturmaya gelirler ve atkımı görürler.Onlar kendilerini biliyor:) ”Bu ne biçim olmuş, hiç güzel değil, sana yakışmaz, çok çirkin”, “kızım size ne, beğenen beğenmiş, ben böyle istiyorum, rahat bırakın” didişmeleri arasında birde ne göreyim, atkımı sökmüşler.Yapacak bir şey yoktu artık.Sonra tuttular bunlar kendilerince bir şey başladılar, onuda diğerleri beğenmedi, tekrar söktüler, sonra gene başladılar, onu da ben beğenmedim, söktüm.Oynatmaya az kaldı, doktorum nerde.Neyse bir örgü üç defa sökülmeden başlanmaz demişti bir tanıdığım.Bu kadar sökme üstüne istek mi kalır?Kalmadı tabiki.Böyle bir sene süründü.

Geçenlerde örgü örme duygularım depreşti gene.Ki örgü yapmak stresi alır, insanı rahatlatır.Erkekler bu duyguyu bilmez talihsizliğine düşmeyecem, çünkü; kuzenim almış şişleri bana yardım etti.Bir resimle bu anı ölümsüzleştirmek istedim ama olmadı, karizması sarsılırmış:)

Ben bu atkıya yeniden başladım ve karar verdim gizli gizli yapacaktım.Kızlar gelince onlara göstermeyecektim, güvenmediğim ellere vermeyecektim.Onlar haricinde kimlere yaptırmadım ki.Yengeme, anneme, kuzenime, kızkardeşime vs vs.O kadar kişinin emeği var ki, hani hak iddia edip, mahkemeye verseler, tek celsede alırlar.Kardeşim yanlış yapmış ama hatırası olsun dedim, yeterince başına olaylar geldi, bu da kusur olmaz artık diye sökmedim.

Artık bitti, tamamlandı, sıra süslemeye geldi.Renk renk ipler lazımdı, tam tabiriyle gittim annemin iplerinden yürüttüm.Kadın örgü yapıyor eksik gelir diye bana vermedi.Ki bir çiçeği ördüğümde geri söktürdü eksik gelmiş diye.Bütün çiçekleri ördüm daha dikmemişim, bir akşam evde değilim, bizim bücürler (yeğenler) gelmiş, küçük bücür, cıvıl cıvıl görünce ben bunları götürecem diye toplayıp almış.Annem zor almış elinden.Bunun arasında kaç tane atkı ördüm de şunu bitiremedim ya, yanarım da ona yanarım.

Sonunda şükürler olsun tamamlayabildim.Başına gelenler bitti mi?Daha değil maalesef.Bir gece gene bizim yeğenler gelince üstüne sevgili yengeciğim “bak halan sana atkı yapmış” diye çocuğu kışkırtıp gene avucumuzdan kaydı.Ispatı aşağıda.Neyse ki bizimkini çikolataya kandırabiliyoruz.

Şimdi ne mi yapacam?Takacam bunu, kızların yanına gidip , tek tek gösterecem.Bir zamanlar fakir ama gururlu bir atkı vardı deyip onları utandıracam.:)

Benim bildiğim perili köşkler olurdu, sahibinin yüzü bir türlü gülmezdi.Bu da perili atkıya döndü.Azmin elinden kurtulamadı ve sonunda bitirebildim.Hatta sabah erken kalktığım zamanlar işe gitmek için on dakikam varsa bunu bile değerlendirip oturup örüyordum.Şaşırdığımın resmidir:)

Şurası bir gerçek ki; örgü örmek, bir şeyler üretmek, kendi emeğinizi görmek hoş bir duygu.Annem her zaman der; “bir bayan her şeyi bilmeli, yapmasada bilmeli, yırtığını söküğünü dikebilmeli, az da olsa örgü yapabilmeli”.Ben o azlardanım işte:).Seviyorum yapmasını ve yaptıkça daha çok seviyorum.İlkokuldayken daha çok şey örerdim de büyüdükçe köreldim nedense.

Şu soğuk günlerde üşümeyiniz, üşütmeyiniz, sevdiklerinizden sıcacık atkılar alasınız, en güzel atkılara sarılasınız, daha güzelleri sizlerin olsun: )

Bütün iyi dileklerimi verdim hadi bir de hayırlı haftalar…




Yaşadığımız bu soğuk günlerde, yaşadıklarınız sıcacık olsun...

Labels: ,

posted by suveyda @ Permalink ¤1:21 PM  
9 Comments:
  • At 3:23 PM, Blogger Siyah Zambak said…

    ellerine sağlık süveyda, şirinimsi olmuş :) güle güle kullan. ama sende de hakkaten yürek varmış, örgü işi zaten yürek ister, böyleside kocamaan bir yürek ister. yüreğine sağlık:)

     
  • At 3:47 PM, Anonymous HİLAL said…

    YEMEK SİTENİ GÖRDÜM SUVEYDA.BENDE YARDIM EDEBİLİRMİYİM
    HİLAL

     
  • At 4:18 PM, Blogger berra said…

    Süveyda
    Bana ne ben de isterim:) Çok güzel olmuş bu.Şimdi sen diyorsundur bunu bitirmem bir yıl sürdü diye ama olsun.Ben sabırlıyımdır beklerim:)

     
  • At 8:27 PM, Anonymous SU said…

    Süveyda, hakkaten guzel olmus atkin. Ozellikle atkinin uzerinde ki renkli ciceklere bayiiildim. Anneme soylicem bana da orsun aynisindan ;) Bende basladigim atkilarin hic sonunu getiremiyorum Süveyda yaa, cok cabuk sIkiliyorum ;)

     
  • At 10:40 PM, Blogger suveyda said…

    siyah zambak,
    sağol siyah zambak.
    o kadar büyük yüreğe de gerek yok.azcık yeter.bu kadar hiç bir örgüm sürünmemiştir:)
    şirinimsi blogerim benim:)





    hilal,
    yardımda lafmı hilal.
    enkaza döndü orası.
    bana göre değilmiş, daha yaşım tutmuyo benim.yapması evet kesinlikle çok zevkli ama yazması hiç zevkli değilmiş.
    en azından bunu anlamış oldum:)





    berra,
    berracım, canın sağolsun.
    yaparım ben.
    kaç para verecen:)
    kapitalist düzen mahfetti bizi:)
    sabır sabır ya sabırrrr
    sabreden suveyda, muradına erdi.







    su,
    teşekkür ederimm su.
    çok incesiniz efem.
    ben aslında hiç sıkılmam su.aldığım şeyi hemen bitiririm.mesela bunun arasında bir haftada iki atkı yaptım.ama ne olduysa buna bi haller oldu.
    efsunları dağıttım.sonunda bitti.sarıldık sonunda:)

     
  • At 1:03 PM, Anonymous Monaruz said…

    Mutluyum, gururluyum:)))

    Bizimde artik bir "ören bayanimiz var"...

    Atkiyi begendim, artik bana da örersin bir ara :))

    Bu arada ben daha büyük cicekler isterim, kirmizi ve turuncu agirlikte olsun, fonu beyaz olsun:)))

    Baska istegim kaldi mi?
    Simdilik kalmadi, gerisi de zamanla artik :))))

    Öptüm seni örenim bayanim...

     
  • At 6:31 PM, Anonymous kayhanovic said…

    Ellerine sağlık baya şirin olmuş. öyle renkli yapman daha iyi her kıyafate uyar akıllıca:) annen haklı annenin yolundan git en iyisi akıllı bir kadına benziyor:) şimdiki kızlar yemek yapmayı bile bilmiyor evlenince mc den menü sölerler artık :)

     
  • At 6:41 PM, Blogger suveyda said…

    ya ben yazdımmm gelmemiş yaaa
    çıldıracam şimdi
    zaten fena kötü ve çoooook yorucu bi gündü.
    şimdi hasta ziyaretine gidecem.gelecem size yazacam.
    kaybolmayın lütfen:)
    ahanda cozlerum düşüyo.

     
  • At 10:31 PM, Blogger suveyda said…

    geldim:)

    monaruz,
    monam, "beni sizler varettiniz" bülent ersoy vari bir bakış fırlatıyorum burdan sana.)
    bide, suveyda durur durur ve monaruzun isteklerine karşı , sanki karşısında duruyormuş gibi şöyle der: "oldu canım, başka?" :)))
    ören bayan senide öpüyor, bide ipp yolluyor sana, kendi işini kendin gör diye:)
    atkı feda olsun sana be monaruzum.
    yaparuk hemde en cuzelunden.





    kayhan,
    sende çok zekisin kayhan, anladın hemen olayı.karadenizli olduğun nerden belli:)
    benim gibi anne olursa neler öğrenmezsinki.kadın bana ilkokuldayken yemek yaptırıyordu:)
    o zaman belki anlamıyordum ama iyki de öyle yapmış diye sizlerin huzurunuzda anneme hürmetlerimi gönderiyorum.
    dur yav kadın arkamda dönüp bi teşekkür edeyim:))

     
Post a Comment
<< Home
 
 

about me
gelirsin gidersin dostumsun, gelmezsin gitmezsin neyimsin
Udah Lewat
Archives
Dua
Allah’ım, Sana tutunuyorum, Kimsenin yere atmasına izin verme beni. (Sadi)
Martı

“Yaşamak için ne çok sebep var,” diye düşünüyor uçmanın anlamına vardıkça. Kabiliyetlerinin sınırlarını aşmak, onu yaşatan en büyük sebep. Onun için balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka sebepler de var yaşamak için. Cehaletimizi kırabiliriz. Becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekâmızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi hür olabiliriz!

Böyledir

Başkasını kıran, inciten bir insanın kendisi de bundan mutlaka yara alır.Kötülüğün oku mutlaka geri döner

Budur

Ne gökte, ne denizde, ne dağların içinde, ne de ormanların kuytu bir köşesinde, hiçbir yer yoktur ki, insan yaptığı fenalıktan, karşılığını görmeden, kurtulup sıyrılabilsin

Arkadaşlar
Designed-By

Visit Me Klik It
Credite
15n41n1