Wednesday, January 17, 2007
GÖZÜNÜ AÇ, SEYREYLE

Sabah evden çıktım günlük güneşlik.
Ne güvenirsin halbuki kış güneşine?
Yağmur başladı, bir güzel ıslandım.
Ne diye şemsiye almazsın yanına?
Hızlı hızlı yürümeye başladım, hani bir umut diye ama nafile.Sudan çıkmış balığa dönmüştüm çoktan. İnsan tedbirli olur biraz ama, yok.

Şemsiye istersin birinden ama o da almamıştır yanına."Bir şemsiyende yoksa ne diye yaşıyorsun" ; dersin. Islanıyorum hala geyik peşindeyim, Allah'ım sen akıl fikir ver. Bir de ne göreyim, Ayşe'yi göreyim."Ayşe bu yağmurda ıslanacaz, zatüre olacaz, ince hastalığa tutulacaz, yataklara düşecez, sevdiğimize de kavuşamayacaz."Ayşe bir gülücük atar ve "oh ne güzel bir güzel yatar uyuruz". Ayşe bu yağmurda da türk filmi zevkimi bana çok gördün ya aşk olsun sana emi.Yağmurlara gelesin benim gibi de sırıl sıklam ıslanasın.

Az gittim, uz gittim, dere tepe düz gittim, yağmurun yere değemediği yerlere bastım, damlamadığı altlardan geçtim,tanıdık bir yüz aradım,abimin yanımdan arabayla geçmesini umut ettim,hiçbirinden fayda görmedim ve sonunda varacağım yere ulaştım.Tam içeri giriyorum ki arkamda biri: halam
-aaaaaa,sen arkamda mıydın?
-yaaaaaa

eeee biz ne anladık bu olaydan şimdi?

Ana fikir:Kalp gözünü, kalp kapaklarını açtın, yağmurun bereket olduğunu gördün, bunca insan yağmura, suya susamışken nimet yağarcasına sevinçli bir edayla baktın, şükrettin; "ıslanmak ne güzel" diye polyanacılık yaptın.A be güzelim azcıkta gözlerini açıp, arkandaki halanı görüp, şemsiyesine sığınsaydın da ıslanmasaydın olmaz mıydı?
Hıııııııııııııı?

Demek ki neymiş; kalbinin gözlerini açana kadar, kendi gözlerini açman gerekiyormuş.Anladın mı Süveydacım. Anladın sen.

Sen şimdi bunlardan bir ders aldın mı, aldın.Şayet almadıysan, işte vakit gönül gözüyle bakma vaktidir.
posted by suveyda @ Permalink ¤11:03 PM  
8 Comments:
  • At 12:09 AM, Anonymous gönül pınarı said…

    Ya suveyda, sen de maşallah yağmur gibi post yazıyorsun. Biz yorum yazmayı yetiştiremiyoruz.Hergün yorumcuları peşinden yormak zorunda mısın?
    İstersen bunu iltifat olarak kabul etme.
    Yağmurdan, rahmetten, şemsiyeden bahsederken, kendini de bir güzel haşlamışsın. Hani ne demişler; " Akılsız başın cezasını ayaklar çekerse, tedbirsiz kışın cezasını da süveyda çeker." Yani sen bu kış günü niye şemsiyeni yanına almazsın? Sonra da halanın şemsiyesine sitem edersin. "Başkasının şemsiyesine güvenen ıslanmaktan kurtulamaz.
    Neyse sen yine şanslısın, rahmet yağmurlarına yakalanmışsın. Ben de bir keresinde hüzün yağmuruna yakalandım ama bereket versin ümit şemsiyem yanımdaydı:
    Gökten hüzün yağsa yağmur yerine
    İşlese ruhumun iliklerine,
    Işık vermek için ümitlerime,
    Gelecek sabahın ziyası yeter.

     
  • At 2:26 AM, Blogger Kâzım Mızrak said…

    "Gökten hüzün yağsa yağmur yerine
    İşlese ruhumun iliklerine,
    Işık vermek için ümitlerime,
    Gelecek sabahın ziyası yeter."


    @ Gönül Pınarı

    Saman alevlerine kattık geceyi,
    aydınlandı karanlığımız. Sonra
    kendimizi yakmasını öğrendik,
    aydınlanacak bir gece kalmadı.

    K. Mızrak

    * * *

    Sofraya tuzumuz olsun efendim, kabulünüzle.. aşık atmak haddimize düşmedi, vesselâm :)

    Sevgiyle,

     
  • At 8:57 AM, Anonymous kayhanovic said…

    :) olaya bak ya sağlık olsun yağmur da yürümek güzeldir be
    burada yağmur yağmaz oldu bırak kar hiç yok ocak bitcek:(

     
  • At 10:27 AM, Blogger suveyda said…

    gönül pınarı,
    konuşamıyoruz bari yazalım demi ama.meydan benim ya istediğim gibi at koşturuyorum burda işte:)
    hem kendime çok kızdım yazmasam rahat edemezddim.akılandım mı.yok.aynısını gene yaşadım.
    ben akıllanmam:)
    şiirde süper yani, döktürmüşsünüz:)



    kazım mızrak,
    madem aşıklar atışmış burda, bende William Shakespeare' den bişey yazmak istedim şimdi.

    adamcağız diyor ki:

    "yağmuru sevdiğini söylüyorsun, ama yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun.Güneşi sevdiğini söylüyorsun , ama güneş açınca gölgeye kaçıyorsun.Rüzgarı sevdiğini söylüyorsun, rüzgar çıkınca, pencereni örtüyorsun.İşte bundan korkuyorum, çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun"

    bende William abimize yanlışlık olmasın diye şemsiye almadım yanıma dermişimmmm:)
    yalan:))



    kayhan,
    yağmurda yürürsek sağlıkta kalmayacak ama kayhan:)
    yazın bir başka ama.işte orda dururum, yürünür derim.
    kötü ve zor günler bizleri bekliyor zannedersem.susuzluk arttıkça hayat daha zor olacak.
    su gibisi var mı Allah aşkına.
    barajlar , göller kuruyor, nehirler akmaz oluyor, yağmurlar yağmıyor.Allah hayretsin inş.

     
  • At 7:54 PM, Blogger Kaf-Nun said…

    iyi yapılandırılamamış hükümetin..kötü yapılandırılmış alt yapısına kurban giden güzellik olsa gerek yağmur :)

    dahası doğanın devinimi...kendini yenilemesi tazelemesi bereket getirmesi....

    iyidir yağmur iyidir :) arada bir ıslanmak lazım

     
  • At 12:06 AM, Blogger suveyda said…

    kaf-nun,
    efsane geri dönmüş:)
    demek ki yağmurun yağmasını bekliyormuş.
    pek de güzel çıkarımlarda bulunmuşsun.
    ıslanmak güzeldir, ıslananları izlemek daha güzeldir:)
    ıslanasın sende:)

    bol bereketli günler.
    beni köyümün yağmurlarında yıkasınlarrrrrrrr

     
  • At 9:03 PM, Blogger cadı said…

    Kocca çantamda hergün yağmur yağacakmış gibi şemsiye taşıyorum, daha açmak nasip olmadı:)

    Yazılarının akıcılığına da bayılıyorum, o ayrııııı:))

     
  • At 9:11 AM, Blogger suveyda said…

    benimde var böyle arkadaşım, yaz kış çantasında şemsiye taşır.
    tedbirli kız olacan mirim:)

    bende senin yazılarını okurken zevk alıyorum.şöyle karşılıklı bayılıp duralım.sen yaz köşesinde, ben kış köşesinde:)

     
Post a Comment
<< Home
 
 

about me
gelirsin gidersin dostumsun, gelmezsin gitmezsin neyimsin
Udah Lewat
Archives
Dua
Allah’ım, Sana tutunuyorum, Kimsenin yere atmasına izin verme beni. (Sadi)
Martı

“Yaşamak için ne çok sebep var,” diye düşünüyor uçmanın anlamına vardıkça. Kabiliyetlerinin sınırlarını aşmak, onu yaşatan en büyük sebep. Onun için balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka sebepler de var yaşamak için. Cehaletimizi kırabiliriz. Becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekâmızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi hür olabiliriz!

Böyledir

Başkasını kıran, inciten bir insanın kendisi de bundan mutlaka yara alır.Kötülüğün oku mutlaka geri döner

Budur

Ne gökte, ne denizde, ne dağların içinde, ne de ormanların kuytu bir köşesinde, hiçbir yer yoktur ki, insan yaptığı fenalıktan, karşılığını görmeden, kurtulup sıyrılabilsin

Arkadaşlar
Designed-By

Visit Me Klik It
Credite
15n41n1