Saturday, July 07, 2007
GÜL REÇELİ
Gül! .. Şarkın ateş renkli çiçeği!

Mazlume; bir güle taktığım ad.

Sen her çağda yeniden doğar, her bahçede yeniden açarsın mazlume, yanmak ve yakmak için.

Yanışta mısın mazlume ve seni yandırmak için yarışta mı sefiller?

Yanmaktan yakmaya an bulunmuyor mu gülüm? .. Sen bana mı benziyorsun mazlume? ! .. Gel ağlaşalım...

Mazlume! .. De bana, kim çizdi yüreğini serin acılarla? ! .. Kim savurdu yapraklarını? ! .. Kim düşürdü başından destarını? ! ..

Bir bülbül yanmasın mı? Dalına konmasın mı? Aşkına kanmasın mı mazlume, adını anmasın mı? Eleminle kuruyunca can evi, gazele dönmesin mi? ! ..

(iskender pala)



Gül alırlar, gül satarlar,
Gülü gül ile tartarlar.
Gülden terazi tutarlar
Çarşı pazar güldür gül.

Yunus Emre




İçinden gül geçerse gül olursun.

Sadi


Suya virsün bâğ-bân gül-zârı zahmet çekmesün
Bir gül açılmaz yüzün tek virse min gül-zâra su

(Bahçıvan gül bahçesini sele versin (su ile mahvetsin), boşuna yorulmasın; çünkü bin gül bahçesine su verse de senin yüzün gibi bir gül açılmaz.)

Fuzuli





gül sesleri geliyor; her yer dua ve niyaz
açtı gök kapısını yerde çiğ taneleri
adımları parıltı, alınları bembeyaz
dağılıyor evrene gülün mestaneleri
sen ki, en büyük GÜL'sün, en çok gülü seversin
söyle bahçıvanına, bir gül de bana versin

Nurullah Genç



kafdağından öteye gidenler birgün döner
hasret handa gül olur, han bende diken diken
hasadı diriliştir tarlasında sevginin
buğday unda gül olur, un bende diken diken
acıların birikir, birikir de içimde
her şey bende gül olur, ben bende diken diken


Nurullah Genç



Gül gülse dâim ağlasa bülbül aceb değil
Zîra kimine ağla demişler kimine gül
Bâkî


Vîrânelerin yasçısı baykuşlara döndüm,
Gördüm de hazânında bu cennet gibi yurdu!
Gül devrini bilseydim onun, bülbül olurdum;
Yâ Rab, beni evvel getireydin ne olurdu?
Mehmed Âkif Ersoy



Sen gül dalında gonca / Ben dağ yolunda yonca
Sen açılıp gülersin / Ben sararıp solunca
Can işte.. Cânân hani? / Derd işte.. Derman hani?
Gönül sarayı bomboş / Beklenen sultân hani?
Orhan Seyfi Orhon



düş yollara, iki gözün aksa da
kavuş güle, gül seni bıraksa da
Nurullah Genç


işte gerisi fasa fiso, kaynamış şekerli suyun gülle buluşması ve o enfes tat:)


buyrun afiyet olsun, gül olsun, şeker olsun, bal olsun...



Ey hüsnün, çilenin, sabrın sesi
Sıcak çöllerin ılık nefesi
Efendiler birer gül, sen Güllerin Efendisi
Topraktan ateşe gül düştü,
gülden ateşe yaş düştü,
Sonunda bizim payımıza
Ateş gibi yanan güller düştü...
Mustafa Yavuz

Labels:

posted by suveyda @ Permalink ¤12:18 PM  
4 Comments:
  • At 5:25 PM, Blogger RAİNBOWALKER said…

    kendimi bir an ısparta da sandım :)

    ne kadar cok gül var bu sayfada !
    :)

     
  • At 6:22 PM, Anonymous Anonymous said…

    Mevsimler gül asrında büyüsün,
    Asırların gül çağında uyusun,
    Çağların gül,devirlerin gül endam,
    Sağların gül, ölülerin gül endam.
    (NURULLAH GENÇ)
    gül adına okadar çok söylenecek söz var ki..Zaman O GÜL gibi gül görmedi zaman olalı,Gülün güzelliği dillere destan olalı.(Yahya Kemal).Güllerin en güzeli,Kainatın GÜLÜ Peygamber Efendimiz(s.a.v)e, binlerce salat ü selam olsun!..bu vesileyle...
    ayrıca gül reçelinin tadı da bir başka olur hani!sevenler bilir..

    ruz-i ceza

     
  • At 12:49 AM, Blogger suveyda said…

    rainbowalker,
    ısparta gülleriyle yarış yapıyorumdur belki:)
    misafirlerimin yollarına gül döktüm sayın rainbowalker:)





    ruz-i ceza,
    nurullah genç i tek geçiyorum ruz-i ceza.adam yazıyor ya:)
    katkıların için teşekkürler.
    reçel harikaydı evet.ama bitti.yedik:)

     
  • At 10:30 PM, Anonymous Anonymous said…

    Brokersring.com - Learn how to turn $500 into $5,000 in a month!

    [url=http://www.brokersring.com/]Make Money Online[/url] - The Secret Reveled with Binary Option

    Binary Options is the way to [url=http://www.brokersring.com/]make money[/url] securely online

     
Post a Comment
<< Home
 
 

about me
gelirsin gidersin dostumsun, gelmezsin gitmezsin neyimsin
Udah Lewat
Archives
Dua
Allah’ım, Sana tutunuyorum, Kimsenin yere atmasına izin verme beni. (Sadi)
Martı

“Yaşamak için ne çok sebep var,” diye düşünüyor uçmanın anlamına vardıkça. Kabiliyetlerinin sınırlarını aşmak, onu yaşatan en büyük sebep. Onun için balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka sebepler de var yaşamak için. Cehaletimizi kırabiliriz. Becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekâmızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi hür olabiliriz!

Böyledir

Başkasını kıran, inciten bir insanın kendisi de bundan mutlaka yara alır.Kötülüğün oku mutlaka geri döner

Budur

Ne gökte, ne denizde, ne dağların içinde, ne de ormanların kuytu bir köşesinde, hiçbir yer yoktur ki, insan yaptığı fenalıktan, karşılığını görmeden, kurtulup sıyrılabilsin

Arkadaşlar
Designed-By

Visit Me Klik It
Credite
15n41n1