Friday, June 29, 2007
HAYIRLI CUMALAR

Peygamberimiz, bir bayram namazından sonra mescitten çıktığında, çocukların neşe ve sevinç içinde oynadıklarını gördü.Bir duvarın dibinde de perişan kılıklı ve mahzun bir çocuk ağlayıp duruyordu.Dikkatini çekti.Doğru onun yanına vardı.

“Yavrum neyin var, niçin böyle üzgün duruyorsun?Arkadaşlarınla birlikte niçin oynamıyorsun?”

Çocuk bir yetimdi.Babası Uhud’da şehit olmuştu.Annesi de başka biriyle evlenince çocuk sahipsiz kalmıştı.Efendimiz, çocuğun elinden tuttu, başını okşadı ve sevindirici bir haber verdi.

“Neden ağlıyorsun? Ben baban, Aişe annen, Fatıma kardeşin olsun istemez misin?”

Çocuk sevincinden uçacak gibiydi.Heyecanla “Nasıl razı olmam, Ya Resulallah?” diyebildi.

Peygamberimiz ismini sordu, “Buceyr” dedi.

“Hayır.Senin ismin Beşir olsun” buyurdu.

Peygamberimiz çocuğu aldı, evine götürdü.Yedirip içirdi, üstünü başını giydirdi, bir süre sonra çocukların arasına karışmak üzere sokağa çıktı.

Arkadaşları Beşir’in halindeki değişikliği görünce merakla sordular.

“Sen daha önce ağlayıp duruyordun.Şimdi nasıl oldu da bu hale geldin?”

“Açtım, doydum, çıplaktım, giyindim, yetimdim Resulallah babam, Aişe annem oldu”

Bütün çocuklar gıpta ederek “ Ne olaydı, bizim de babalarımız Uhud’da şehit olsaydı da, biz de böyle bir babaya kavuşmuş olsaydık.”

Peygamberimizin vefatına kadar Beşir Bin Akra onun yanında kaldı.Peygamberimizin vefatından sonra Beşir için asıl yetimlik başlamış oldu.Şöyle ağlıyordu:

“İşte şimdi yetim kaldım, işte şimdi garip oldum”

Mehmed Paksu
Peygamberimizin Örnek Ahlâkı



CUMANIZ MÜBAREK OLSUN…

Labels:

posted by suveyda @ Permalink ¤11:09 AM  
10 Comments:
  • At 2:40 PM, Anonymous mehmetabi said…

    Müminlerin Hayırlı ve Bayram Günü olan CUMA:

    Ebû Hüreyreden rivâyet olunduğuna göre Resûl-i Ekrem SAV Efendimiz Hazretleri buyurmuşlardır ki:
    “Cum’a gününde bir saat vardır. Allah’ın kullarından bir müslim namazda ve kıyamda iken Allah Teâlâ’dan niyâz ile bir şey isteyip duâsı o saate tesadüf ederse Allah teâlâ Hazretleri o kimsenin dileğini verir.” Böyle buyurduktan sonra mübarek küçük parmağının ucuna işaret buyurdu.
    Cum’a gününün içindeki saat, küçük parmağına nisbetle parmağın ufak ucu ne kadar ise, güne nisbetle o kadar az bir müddetdir ki o saat içinde her halde duâ müstecâb olur demektir.

    Nebiyy-i Ekrem SAV Hazretleri: - ’Cum’a günü, ibâdet ve ezkâr ile mü’minlerin kalbi mesrûr olacak bir bayram günüdür’ buyurmuşlardır.
    - “Size bir sûre haber vereyim mi ki, azameti semâ ile arz arasını doldurmuş, onu yetmişbin melek teşyî’etmiştir? O sûre Kehf süresidir. Kim Cum’a günü bu sûreyi okursa Allah onu öteki cum’aya kadar bu sûre ile mağfiret eder, sonunda üç gün de ziyâdesi vardır. Ve semâya ulaşan bir nûr verilir ve Deccal’in fitnesinden muhafaza edilir. Yatacağı vakit bu sûrenin sonundan beş âyet okuyan hıfz olunur ve gecenin istediği vaktinde kaldırılır.” “Ey Rabbim! Perşembe günü ümmetimin erkenden yaptığı işleri bereketli kıl.

    "Cum’a gününde; Yani perşembeyi cumaya bağlayan gece iki rek’at namaz kılıp Fâtiha’dan sonra onbir defa Zilzâl Sûresini okuyan kimseyi Allah Teâlâ kabir azâbından ve kıyâmet korkularından emin kılar."

    "Şu duâ ile cum’a günü herhangi bir saatte dua edilirse sâhibine muhakkak icâbet olunur.
    “Cum’a gününde bir saat vardır, mü’min bir kul namazda duâ ederken Allah ’dan bir şey ister ve o saate denk gelirse Allah muhakkak ona icâbet eder. Ashab-ı kirâm: ’Bu saat hangi saatdir yâ Resûlallah” dediklerinde: “İkindi namazı ile güneş batması arasındaki vakittir.” buyurdular.

    İnşallah tüm dualarımız hayırlısıyla kabul olunur.
    Herkese hayırlı günler ve Cumalar

     
  • At 3:21 PM, Blogger Kâzım Mızrak said…

    bu hadis söylevinden bizleri haberdar etmiş olmanıza memnun oldum Mehmet Abi..

    o saati bekleyenlerden olabilmek duâsındayız inşâ Allah (cc),

    * * *

    hz. peygamber (sav) sokaktaki çocuğa örnek bir davranış sergilemiş..

    biz kendi çocuklarımıza suratımızı ekşitiyor yeri geliyor bağırıp çağırıyor azarlıyor onların duygu alemini incitiyoruz.

    daha üç beş yaşlarında başlıyor bu zulüm..

    ana-okulu çağındaki bir bebeciğe, olur olmadık yerde korkutmak için el kaldırılması bile beni kahrediyor.. isyan ediyorum,

    bir de aklı eriyormuş gibi, çocuklarıyla kavga eden enneler görüyorum.. bu da ayrı bir cehalet örneği,

    onlara şiddeti yine biz öğretiyoruz 'ken; sonra, saygı sevgi beklemek de neyin nesi oluyor anlamıyorum,

    çocuk ayna gibidir, ya da temiz bir beyaz sayfa.. aile 'den ne görürse öyle yetişir.

    yazıya dair düşüncelerimiz bu yöndedir, süveydâ hanım..

    hal böyleyken; zeynep öğretmenlerin, karınca kararınca hz. peygamber (sav) terbiyesi ve ahlakı ile donanmış olmasını temenni ederiz.

    lâkin.. insan dediğiniz çamur olmuş günümüzde, belki cahiliye devrinde daha da içler acısıydı durum;

    yine de insanlık alemine şöyle bir baktığımda, ekseriyetle elini uzatan kolunu kaptırıyor hesabı bir manzara var gibi görüyorum..

    iyi niyetli olanların, enayilikle utandırıldığı;işini bilenlerin ise, uyanık olmakla övüldüğü bir deviri yaşıyoruz sanki..

    bu mânâda hz. peygamberi (sav) örnek alıyorken bile, her halikarda illâ tedbirli de olunmalıdır diye düşünüyorum..

    selâm, ve duâ ile..

     
  • At 3:32 PM, Anonymous mehmetabi said…

    Merhaba ve Hayırlı Cumalar Kazım Mızrak Bey Kardeşim
    Yeri gelmişken herkesin bildiği Yetim Kızın Duasınıda buraya eklemekte fayda var diye düşünüyorum
    Nasılsa Suveyda Hanım ortalıkta yok fırsat bu fırsat Ya Allah
    Haydi Bismillah:

    YETİM KIZ
    Yetim kızın basını oksayan mübarek el,
    Ben de yetim bır kızım ne olur bana da gel!
    Yetim kizi kendine evlat sayan Muhammed,
    Ben de yetim bir kizim beni alip kabul et!

    Gül sevgin yeter bana ey sevgili Resulüm,
    Öyle muhtacim sana ne verirsen kabulüm!

    Ya Resulallah kimsesizlerin sahibi senmissin…
    Öyle demisti dedem.
    Bugün sokakta cocuklar sek sek oynarken yine aralarina almadilar beni ittiler.
    Cok üzüldüm agladim
    Dedemle babaanem teselli etti
    ya Resulallah uyurken de oyuncagima sarilip yatiyorum
    Bazen teselli ediyor ama cogu zaman agliyorum,
    Benimde annem olsa bana masal okur ninni söyler uyuturdu,
    Benim annem de babamda sen ol ya Resulallah!
    Benim basimi da sen oksa, beni de sen sev!
    Biliyorum geliyorsun basimi oksuyorsun üstümü örtüyorsun,
    Cünkü bazi geceler kalktigim da biri üzerimi örtüyor,
    Benim annemde babam da sensin ya Resulallah!
    Sensin ya Resulallah! Sensin ya Resulallah! Sensin ya Resulallah!

    Söz: Yusuf Dursun Müzik: Yasin İlhan

     
  • At 4:01 PM, Anonymous Anonymous said…

    "Ey aklı baştan alacak kadar hüzne düşmüş ve ne yapacağını şaşırmış çaresizlerin feryat ve inlemelerini işten RABBİM ! Sen her türlü noksan ve kusurdan münezzehsin. SENDEN başka ilah yok ki bize imdat etsin.EL-AMAN EL-AMAN ! Bizi cehennem azabından muhafaza eyle!..AMİN!..AMİN!

    Hayırlı ve bereketli bir cuma olması dileği ve duasıyla inşALLAH...

    Ruz-i ceza

     
  • At 1:09 AM, Blogger Kâzım Mızrak said…

    @ kendimden geçmişim mehmet abi.. yetîm kız da nereden çıktı şimdi dedim,

    sonra posta içeriğindeki yazıyı hatırladım birden, ve buraya yazdığım kendi yorumumu :o)

    * * *

    bu şiiri pek çok severim ben =)

    "Yetim kizi kendine evlat sayan Muhammed, Ben de yetim bir kizim beni alip kabul et!"

    hepimiz yetîm değil miyiz zaten, demeden de beri alamam şuûrumu..

    "Bugün sokakta cocuklar sek sek oynarken yine aralarina almadilar beni ittiler. Cok üzüldüm, agladim.. Dedemle, babaanem teselli etti."

    selâm, ve duâ ile efendim.. .

    * * *

    Şu parçayı da dinlemeniz tavsiye olunur: açılan sayfada, Peygamberin Gülleri Çocuk Şarkıları "Neler Vermezdim" diyor ;)

    Harçlığımın yarısını, yumurtanın sarısını, elmaların irisini, hayır hepsini :D

     
  • At 1:30 AM, Blogger Kâzım Mızrak said…

    @ duâ için teşekkür ederiz rûz-i cezâ, sağol.. mecburen, sayende biz de duâ etmiş olduk :) ben de âmin, diyorum inşâ Alllah.. .

    ve rabiat'ül adeviye 'nin duâsını hatırlıyorum..

    "Ya Rabbi...

    Eğer ben Sana Cennet ümidiyle ibadet ediyorsam; kov beni Cennetinden.

    Eğer ben Sana Cehennem korkusuyla ibadet ediyorsam; yak beni Cehenneminde.

    Fakat; ben Sana sırf Sen olduğun için ibadet ediyorsam ölümsüz güzelliğini esirgeme benden...

    Rabiat'ül Adeviye"


    (Bkz.)

    selâm, ve duâ ile..

     
  • At 10:12 AM, Blogger kayhanovic said…

    Anı kaçırdım
    hayırlı haftasonları dilemeyi unutmayım bari:)

     
  • At 11:07 AM, Anonymous Anonymous said…

    Kazım Mızrak Bey,
    estğ. efendim,duamıza icabet ettiğiniz için biz teşekkür ederiz..
    dualar hepimiz için..
    "Duanız olmazsa ne ehmmiyetiniz var.".(Furkan/77)

     
  • At 11:14 AM, Anonymous Anonymous said…

    Her daim dualarla kalma duasıyla inşALLAH..

    ruz-i ceza

     
  • At 1:14 AM, Blogger suveyda said…

    mehmet bey, ruz-i ceza, kazım bey Allah muhabbetinizi arttırsın:)

    çok güzel ve faydalı katılımlarınız olmuş, Allah razı olsun.Zevkle okudum.

    Kazım beyinde bahsini ettiği çocuk hususunda bende çok hassasım.
    Gereken hassasiyeti ve özeni ne yazık ki, anne babalar göstermiyor.
    kızan, bağıran baba figürleri yanında, vurdumduymaz anne de eklenince içler acısı bir durum ortaya çıkıyor.
    ki ben her zaman şunu hatırlarım.
    Torunları Hasan ile Hüseyin namaz kılarken Peygamberimizin sırtına çıkınca kızmak ne kelime, bağırmak ne kelime aksine secdeyi uzatmıştır.Düşmesinler başlarını vurmasınlar, incinmesinler diye.Bu ne incelik, bu nasıl eşsiz bir düşünce, bu nasıl bir çocuk sevgisi kelimelerle ifade etmesi güç.
    Oysa şimdi marketlerde dahi kasada kasiyerler tarafından bile azarlanıyor, sıra verilmiyor çocuklara.Sanki diğerleri farklı bir şey yapıyormuş gibi.
    örnekleri uzatmak için o kadar malzeme var ki elde.
    herşeyden önce ailelerin bilinçlenmesi, islami terbiye alması gerekiyor sanırım.sonra sıra çocuklarda.
    dedim ya ben de bu konuda çok dertliyim, söyleyecek çok sözüm var:)





    kayhan,
    sanada hayırlı hafta sonları.
    biraz yoğun başladı ama hayırlısı:)

     
Post a Comment
<< Home
 
 

about me
gelirsin gidersin dostumsun, gelmezsin gitmezsin neyimsin
Udah Lewat
Archives
Dua
Allah’ım, Sana tutunuyorum, Kimsenin yere atmasına izin verme beni. (Sadi)
Martı

“Yaşamak için ne çok sebep var,” diye düşünüyor uçmanın anlamına vardıkça. Kabiliyetlerinin sınırlarını aşmak, onu yaşatan en büyük sebep. Onun için balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka sebepler de var yaşamak için. Cehaletimizi kırabiliriz. Becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekâmızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi hür olabiliriz!

Böyledir

Başkasını kıran, inciten bir insanın kendisi de bundan mutlaka yara alır.Kötülüğün oku mutlaka geri döner

Budur

Ne gökte, ne denizde, ne dağların içinde, ne de ormanların kuytu bir köşesinde, hiçbir yer yoktur ki, insan yaptığı fenalıktan, karşılığını görmeden, kurtulup sıyrılabilsin

Arkadaşlar
Designed-By

Visit Me Klik It
Credite
15n41n1