Saturday, May 26, 2007
OCAĞIMIZA KÜRESEL ISINMA AĞACI DİKİLDİ
Evet evet yanlış duymadınız, karlar altında sıcaktan yanıyoruz.Bu küresel ısınma denilen illet, sillesini çok kötü vurmuş durumda.Yada amcamın dediği gibi, dünya dönerken Adana dengesini kaybetti ve buraya düştü.

Kimi yerlerde susuzluk olarak etkisini gösterirken şükür buralarda henüz bu tür bir sorunumuz yok.Bu konuda şanslı bir bölgede sayılabiliriz.Böylesi bir avantaj düşüncesizce kullanma hakkını vermiyor bizlere tabiki fakat bir şekilde başka türlü etkilerini hissettiriyor.

Bu resimler oturduğumuz yerden bir saat uzakta çekilmiş resimler.Oraya gitseniz dahi gene sıcaktan yanıyorsunuz.Şu anda bile akşam olmasına rağmen bir dirhem nasıl serinlemez hava?Parmaklarım klavyeye yapıştı yapışacak.Annemle kardeşim evin içinde su savaşını başlatmış durumda.Kardeşim benden sığınma hakkı istiyor, pazarlık yapıyor.Onu koruyayım derken arada ben nasibimi alıyorum.Anne ne olur affet, anne bidaha olmayacak diye yalvarıyor zavallı.Velhasıl ailecek delirdik biz:)
Bu teknolojik aleti kapatayım yoksa bir daha hiç açamayabilirim.Haydi gazamız mübarek olsun.Allah Allah Allah : ))

Şikayet ettiğimden değil elbet , sadece “Allah aşkına biz bu dünyayı bu hale nasıl getirdik?”

Allah sonumuzu hayretsin.(amin)


























Labels:

posted by suveyda @ Permalink ¤8:05 PM  
12 Comments:
  • At 11:42 PM, Blogger emircan said…

    Bu manzaralar eşliğinde küresel ısınmadan bahsetmeniz pek inandırıcı gelmedi bana:)ben resimleri görünce üşüdüm nerdeyse siz sıcakdan dem vuruyorsunuz daha:)biz buralarda sıcaktan eriyelim o zaman.laf aramızda sizin oralarda güzelmiş,hazır bir müddettir gezmeye alışmışken proğrama bir doğu karadeniz gezisimi eklesek acaba:)

     
  • At 12:18 AM, Blogger RAINBOWALKER said…

    suveyda hanım
    Artvin mi burası ?

     
  • At 12:26 PM, Blogger suveyda said…

    emircan,
    inandırırız bizde emircan bey:)
    bu kar bu yerde var iken hava sıcaklığı kaç derece söyleyeyim mi sizee, 30- 35 derece.ne üşümesi yahuuu, piştik piştik.
    acaba eksik kalır, bu zamana kadar eklemediğiniz hata:)





    rainbowalker,
    evet burası artvin.
    merkez değil, köyü yalnız.

     
  • At 4:41 PM, Blogger RAINBOWALKER said…

    Tesekkur ederim...

    Ispartaya gittigimde Temmuzda topragın altından kar cıkartıp yemistik...

    Eh bu karları gördükten sonra da artık Hopa'ya gittigimde de toprak altını kazmama gerek kalmaz :)

    ama yine de biz bu karlara aldanmayalım dünyamız hızla ısınıyor...

     
  • At 9:57 PM, Anonymous Hilal said…

    Isınma;
    sel;
    yağmur!
    kuraklık!
    Acaba bu dengesizlik kimin!
    biz dengesiz isek!
    dünya dengesi niçin!

     
  • At 9:32 AM, Blogger kayhanovic said…

    anam ora nere kutuplar falanmı :=)
    snowbord yapsaydın suveyda dün izledim hani şu ismini bir türlü söylemediiğim kanal national grappik mi ne :) sizde cekiyormu aa süperr bir kanal orada görmüştüm dün kar da o sıra yanıyordum istanbul da sıcaklardan...

     
  • At 8:44 AM, Anonymous mehmetabi said…

    Beşerin bulaşık elinin karışmadığı doğal her ortamda ve tüm kainatta hiçbir şekilde dengesizlik, çirkinlik ve nezafetsizlik yoktur

    Cenab-ı Hak büyük bir mizan ve intizamla herşeyi en güzel bir şekilde istifademize sunmuştur
    Ama biz insanlar kendi elimizle tüm dengeleri alt üst edip bir düzensizliğe doğru hızla gitmekte adeta toplu intihar etmek için ısrar edilmektedir

    İnsan dışında doğanın fıtri dengesini bozan hiçbir canlı yoktur
    Allah tüm insanlara akıl fikir ve şuur versin

     
  • At 12:06 AM, Blogger Gönül Pınarı said…

    Ben de en çok neye seviniyorum biliyor musunuz? ( Belki sevinecek ne var bunda dersiniz ama)

    Bir zamanlar kıyametin kopacağına inanmayanlar, dünyanın bu ihtiyar halini görüp insan eli ile yapılan tahribatlara da şahit olduktan sonra, "KIYAMET YAKIN" demeye başladılar. Yani inkârcılar da dünyanın ve kâinatın bir ömrü olduğunu ve bu ömür sebepler eli ile tamamlandıktan sonra kıyametin kopacağını kabul ediyorlar artık. Nihayet Kur'an'ın haberinin ne kadar gerçek olduğu anlaşılmış bulunuyor.

    Bazıları da müthiş kıyamet senaryoları yazarak insanları dehşete düşürmeye çalışıyor. Kuraklığın getireceği kıtlıklar, toplu ölümler, büyük sel ve kasırga felaketleri, aşırı ısı ve kavrulma gibi korku tünellerinde dolaşıyorlar.

    Kâinattaki her zerrenin Cenab-ı Hak'kın bir memuru olduğunu ve O'nun emir ve iradesi ile hareket ettiğine inanan iman sahipleri ise, kendi vazifesini yapıyor, Allah'ın vazifesine karışmıyor, olanların ve olacakların da bir hikmet ve maslahata binaen vuku bulduğuna inanıyor. Başkalarına dehşet veren haller, inanan insanlarda hayretli bir temaşa duygusu uyandırıyor,Allah'ın kudret ve hikmetini zevle seyrettiriyor.
    Evet, küremiz ısınıyor, dengeler bozuluyor, bunda insanların büyük bir payı var. Ama bir de kaderin eli olduğunu unutmamak gerekir. Kaderin eli olması, dünyayı hor kullanıp kaynaklarını israf edenleri sorumluluktan kurtarmaz elbette.

    Yani bir yandan ZALİMLER ZULMEDİYOR, DİĞER TARAFTAN KADER HÜKMÜNÜ İCRA EDİYOR.

    Biz de bu ahval karşısında kendi kusurlarımız için istiğfar eder, başkalarının ıslahı için dua eder, kaderin hükmüne de boyun eğerek kulluk vazifemizi ifa ederiz inşallah.

     
  • At 10:22 PM, Blogger suveyda said…

    rainbowalker,
    hopada biraz zor bulursunuz, oralar yanıyo yanıyoooo:)
    ama toprak altından kar nasıl çıkarttınız merak ettim açıkçası.böyle bişey mi var benim bilmediğim?
    evet dünyanın ısındığı aşikar artık.






    hilal,
    çok duyduğum bir laf var hilalcim.
    tabiat dengesini bozmamıştır.o hep aynıydı.bozulan ve bozan her zaman insanlardı.
    yani ve maalesef bizler.






    kayhan,
    sibiryaya çok yakınız biz kayhan, arada eskimolar gelir ziyaretimize.)
    national geographıc mi diyon sen, kanal 81 kayhan:)
    istanbulmu yanıyor sen yanmayı görmedin.dünyanın denngesi bozuldu diyom inanmıyon sen.






    mehmet bey,
    evet mehmet bey , hilale yazdığım gibi herşey insan eliyle oldu, sonra oturup şikayet eden gene bizler olduk.
    tabiatın ana yapısı hala aynı.aynı yapıyı koruyayaman ise bizleriz.
    üstelik bu bozulmaya devam ediyoruz.hele bakalım nereye kadar.






    gönül pınarı,
    bende diyorum bunda sevinecek ne buldu şimdi:)
    madalyonun diğer tarafından bakmak bu olsa gerek.
    herşeyde bir hayır varın tecellisi bu olsa gerek.
    elbette sorunlar yaşayacağız, bir takım sıkıntılar çekeceğiz, şu an bile çekiyoruz fakat haddinden fazla felaket senaryoları üretip insanları korkutmaya gerek yok sanırım.biz elimizden geleni yapalım gerisi zaten Allah'ın takdiri.yani tevekkül.
    herşeyin hayırlısı inş.
    gezegenimizinde...

     
  • At 12:14 AM, Blogger RAINBOWALKER said…

    Vallahi Çam agaclarının arasında köylüler gösterdi bende ellerimle kazdım topragın altını... Kısın saklıyorlarmıs topragın altına...

    Ne yapalım Hopaya gidecegim. Artık ne cıkarsa kısmete :)

     
  • At 10:33 AM, Blogger suveyda said…

    rainbowalker,
    ne kadar ilginç ya.
    ben merak ettim bu işi.
    şimdi ıspartaya gitmem zor, ıspartalı arkadaştan bir ayrıntı alayım bari:)

    hopadan kısmetsiz dönebilirsiniz, benden söylemesi:)

     
  • At 8:59 PM, Blogger J. Mehmet said…

    Yoruma konu olan resimler Borçka ile Maçahel bölgesi arasında bulunan zirveden çekilmişe benziyor. 7 köyü Borçka'ya bağlayan bir yol ve yılın 6-7 ayı kapalıdır. Bu yüzden Maçahel bölgesinde bulunan halk Batum'dan geçiş yapar.

     
Post a Comment
<< Home
 
 

about me
gelirsin gidersin dostumsun, gelmezsin gitmezsin neyimsin
Udah Lewat
Archives
Dua
Allah’ım, Sana tutunuyorum, Kimsenin yere atmasına izin verme beni. (Sadi)
Martı

“Yaşamak için ne çok sebep var,” diye düşünüyor uçmanın anlamına vardıkça. Kabiliyetlerinin sınırlarını aşmak, onu yaşatan en büyük sebep. Onun için balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka sebepler de var yaşamak için. Cehaletimizi kırabiliriz. Becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekâmızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi hür olabiliriz!

Böyledir

Başkasını kıran, inciten bir insanın kendisi de bundan mutlaka yara alır.Kötülüğün oku mutlaka geri döner

Budur

Ne gökte, ne denizde, ne dağların içinde, ne de ormanların kuytu bir köşesinde, hiçbir yer yoktur ki, insan yaptığı fenalıktan, karşılığını görmeden, kurtulup sıyrılabilsin

Arkadaşlar
Designed-By

Visit Me Klik It
Credite
15n41n1