Friday, May 18, 2007
HAYIRLI CUMALAR

Yolda karşılaştığımızda ezan okunuyordu.

-Gel seni camiye götüreyim, dedim. Bugün Cuma biliyorsun.

-Sen de benim camiye gitmediğimi biliyorsun, dedi

-Biliyorum ama, sebebini gerçekten merak ediyorum.

-Ne bileyim olmuyor işte, dedi.Hem pantolonumun ütüsü bozulup, dizleri çıkar diye endişe ediyorum.

Gayri ihtiyari gülmeye başladım.

-Herhalde şaka yapıyorsun, dedim. Bunun için cami terk edilir mi?

-Ciddi söylüyorum, dedi. Giyimime ve özellikle yeşile düşkün olduğumu bilirsin.

Gerçekten öyleydi. Giydiği birbirinden güzel elbiseleri mutlaka yeşilin bir başka tonundan seçer ve her zaman ütülü tutardı.

-Peki, dedim.Hayatında hiç camiye gitmedin mi?

-Çocukken dedemle birkaç kere gitmiştim, dedi. Hem o yaşlarda dizlerim aşınacak diye herhalde endişe etmiyordum. Fakat artık camiye gidebileceğimi zannetmiyorum.

Söyledikleri beni son derece şaşırtmış ve bu konuyu açtığıma pişman etmişti. Daha sonra el sıkışıp ayrıldık.

Onunla konuşmamızdan 2 ay sonra, kendisinin camide olduğunu söylediler. Hemen gittim. Bahçedeki namaz saflarının en önünde duruyordu ve üzerinde yine yeşiller vardı.

Yavaşça yanına yaklaştım ve kısık bir sesle:

-Hani, dedim. Camiye gelmeyecektin?

Hiç sesini çıkarmadı. Çünkü musalla taşının üzerinde, yeşil örtülü bir tabut içinde yatıyordu.

Cüneyd Suavi, Hayatın İçinden


CUMANIZ MÜBAREK OLSUN…

Labels:

posted by suveyda @ Permalink ¤12:00 AM  
6 Comments:
  • At 12:53 PM, Anonymous Anonymous said…

    Allah'ı anmamız, O'nun tarafından anılmamız için bir çağrıdır...Rabbim her daim O'nu anan kullarından eylemesi ümidi ve duasıyla..inşallah ..hayırlı cumalar olsun sevgili suveyda..ilk yorum da bugün benden olsun istedim..selametle kal..

    berhe

     
  • At 2:38 PM, Blogger raindroponlinden said…

    şimdi mezarda da ütülü pantolonuyla yatıyordur herhalde
    Rabb'ul Alemin bizi nefsimize uymaktan korusun
    hayırlı cumalar

     
  • At 5:33 PM, Anonymous mehmetabi said…

    SEVGİLİ GÖNÜL DOSTLARI
    CUMALAR HAYIRLI,
    GELECEKLER FAYDALI,
    SAĞLIĞIMIZ SIHHATLİ,
    DÜNYA VE AHİRETİMİZ SAADETLİ VE DE
    İSTİKAMETİMİZ ALLAH'a OLSUN.
    BİRBİRİMİZİ SEVELİM ve SAYALIM, BİRBİRİMİZE ÇOKCA DUADA BULUNALIM
    RABBİM TÜM MÜMİNLERİN YAR VE YARDIMCISI OLSUN...
    HİÇ UNUTMAYALIM Kİ:
    "İMAN İNSANI İNSAN EDER;
    BELKİ DE İNSANI SULTAN EDER..."
    HAYIRLI TATİLLER

     
  • At 8:15 PM, Blogger Gönül Pınarı said…

    Bu konuda âcizane benim de bir küçük çaplı piyesim var. Çok kısaca özetlemek isterim.

    Uzun süre görüşemeyen iki arkadaş bir cuma günü şehrin parkında karşılşarlar. Hasret giderirler. O sırada cuma salâsı okunur. Ehli namaz olanı ötekini cuma namazına davet eder. Arkadaşı bir sürü bahane uyduru ama, başarılı olamaz,ikna olur ve beraberce camiye giderler. İmam efendi vaaz vermektedir.
    - Ey benim kalbim temiz, sen benim kalbime bak diyerek göğünü yumruklayan adam, kalbin temiz de sana ait olmayan malları gasbetmeye, bedelini ödemeden kullanmaya, hatta hortumlamaya utanmıyor musun?
    Daha önce namaz kılmayan arkadaş, sanki kendine hitap edilmiş gibi irkilir.Gerçekten kendisi de kalbinin temiz olduğuna güvenerek ibadete ihtiyaç duymamaktadır. Ama hoca efendi gasptan, hortumlamaktan bahsetmektedir.

    - Her tenefüs ettiğin hava, kana kana içtiğin her damla su, ışığından ve ısısından faydalandığın güneş, damla damla inen rahmet, ekip biçtiğin toprak, senin kendi malın mı ki bunları kullanırken sahibini hiç düşünmüyorsun? Bunaların da bir bedeli olduğunu bilmiyor musun?
    Adam bunların bedeli ne ola ki derken, imam efendi devam eder;

    - Bu nimetlerin bedeli üç şeydir: biri zikir, biri fikir, biri şükürdür. Başta bismillah zikirdir, ortada bu nimetleri sana vereni düşünmek fikirdir, sonunda da elhamdülillah demek bir şükürdür.

    Adamın kafası DANK eder. Şimdiye kadar ne havaya, ne suya, ne de diğer nimetler bu gözle bakmamıştır.

    Bunları düşününce, gerçekten yıllarca Cenab- Hakkın nimetlerini bedelsiz kullandığını, gasp ettiğini ve hortumladığını kabul ederek pişmanlık içinde secdeye kapanmıştır.
    .............

    Ve devam eder...

     
  • At 11:20 PM, Blogger suveyda said…

    berhe,
    teşekkürler berhe, sevindirdin yorumunla.ama ben şimdi devamını beklerim:)
    canın sağolsun, okuduğunu biliyorum zaten, sana da hayırlı cumalar canım.duana içtenlikle amin.






    raindroponlinden,
    ismini yazarken çok zorlandım ya:)
    hoşgeldin ve hep kal inş.sanada hayırlı cumalar ve amin.






    mehmet bey,
    Allah razı olsun mehmet bey, bu güzel dilekler için ve dualarınız için.
    kabuluyle inş.
    ve bilmukabele.







    gönül pınarı,
    çok düşündürücü gönül pınarı, ve çok güzel.
    alacağımız dersler çok, yeter ki o dersleri görecek bir göze bir kalbe sahip olalım.
    inş görebilenlerden ve ders alanlardan oluruz.
    teşekkürler gönül pınarı.

     
  • At 2:14 PM, Anonymous Eda said…

    Allah razi olsun güzel paylasimlariniz icin tesekkürler. Hayrirli cumalar

     
Post a Comment
<< Home
 
 

about me
gelirsin gidersin dostumsun, gelmezsin gitmezsin neyimsin
Udah Lewat
Archives
Dua
Allah’ım, Sana tutunuyorum, Kimsenin yere atmasına izin verme beni. (Sadi)
Martı

“Yaşamak için ne çok sebep var,” diye düşünüyor uçmanın anlamına vardıkça. Kabiliyetlerinin sınırlarını aşmak, onu yaşatan en büyük sebep. Onun için balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka sebepler de var yaşamak için. Cehaletimizi kırabiliriz. Becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekâmızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi hür olabiliriz!

Böyledir

Başkasını kıran, inciten bir insanın kendisi de bundan mutlaka yara alır.Kötülüğün oku mutlaka geri döner

Budur

Ne gökte, ne denizde, ne dağların içinde, ne de ormanların kuytu bir köşesinde, hiçbir yer yoktur ki, insan yaptığı fenalıktan, karşılığını görmeden, kurtulup sıyrılabilsin

Arkadaşlar
Designed-By

Visit Me Klik It
Credite
15n41n1