Saturday, May 12, 2007
BU BU NEDİR BU ???

Labels:

posted by suveyda @ Permalink ¤12:07 AM  
14 Comments:
  • At 10:53 AM, Blogger suveyda said…

    özellikle mehmet bey, gönül pınarına ithaf olunur bu resmin aydınlatılması konusu ve komplo teorilerinizi bekliyorum:)

     
  • At 12:10 PM, Anonymous Anonymous said…

    benim bir fikrim var.bu acaba kar üstünde gezen bir ayının ayak izi olabilirmi.

     
  • At 1:10 PM, Blogger Gönül Pınarı said…

    Suveyda, isim zikrederek bizi bir komplo teorisine davet ediyor. Her halde bundan önceki "daldaki tilki" teorisni erken açıkladığı için bu defa daha dikkatli olmak istiyor. Eh biz de davete icabet ederek bir şeyler yazacağız elbette.

    Efendim bu resimde görülen şeklin bir ayak izi olduğu muhakkak . Amma velakin, öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, tam anlamı ile " AYI İZİ KURT İZİNE" karışmış bulunuyor. Ben de elimde mercekle, bir dedektif gibi bu resme dikkatle baktım. Ama itaraf edeyim, kesin kanaate varamadım.

    Sağ cenahtan bakıyorum, sanki "irticanın ayak izleri" gibi görünüyor. Başörtüsü, takke, tesbih gibi "suç aletlerinin" izdüşümü var sanki!

    Sol cenahtan bakıyorum, bu defa da istibdatın ayak izlerine benzetiyorum. Her ne kadar bir tank izine benzemese de, bir post modern veya da e- muhtıra gibi bir izleri çağrıştırıyor.

    Tepeden bakıyorum, jakoben bir iz gibi görünüyor. Hani halke tepeden bakanlar ve cumhuru adam yerine koymayanlar olur ya, onların koca ayaklı izlerine benzetiyorum.

    Aşağıdan bakıyorum, her nevi dayatma karşısında alttan alan ve zillet içinde kalmayı kabu eden bir ruh hali görüyorum. Aşağılık duygusunu benimsemiş ve ezikliği kanıksamış bir zavallı iz görüyorum.

    Ama son gördüğüm iz, biraz daha dehşet ve ibret verici.

    İsterseniz bun da bir şiirle cevap vereyim. Burasına başka türlü cevap vermek zor da...

    Hem ahiret, hemd e dünya işinde
    Sırtını Rabbine dayıyor musun*
    Ecel adım adım gelir peşinde,
    Ayak seslerini duyuyor musun?

    Yani bu izler, ecelin ayak sesleri de olabilir?????

     
  • At 10:23 PM, Blogger Suat said…

    Yoksa memleketimin bir köşesinde hala kar var demek mi bu:)
    Ankarada bu akşam 26 derece diyordu..

     
  • At 11:04 PM, Blogger Kâzım Mızrak said…

    @

    Neymiş, neymiş :)

    Meraklı Komşu

     
  • At 11:16 PM, Blogger Kâzım Mızrak said…

    BU BU NEDİR BU ???

    @

    Bu replik pirelerin berber, develerin tellal olduğun tarih öncesi zamanların bir bankası reklamında mı geçiyordu acaba.. şöyle bir zaman yolculuğu yapayım dedim de, yarı yolda kaldım..

    Bir de bisküvi denince akla, hemen onun adı gelir repliği vardı.. ama bunun konumuzla alakası yok galiba :)

    Dipnot: Reklam olmasın diye firma isimlerini kullanmadım, tabi bu hiç reklam yapmayacağım anlamına da gelmez :P

     
  • At 11:49 PM, Blogger RAINBOWALKER said…

    resmi iz.jpg diye kaydettiginize göre bu bir iz olmalı :) Ama ne izi...

    bu izi bırakan her ne ise, ben görmeyeyim... ne olur ne olmaz :)

     
  • At 8:11 AM, Blogger suveyda said…

    suveyda sana bişey yok:)


    anonymous,
    hemende bu yapılmaz ki ama:)
    tebrikler, bildiniz.




    gönül pınarı,
    teşekkür ederim gönül pınarı.
    tilkide ağzımız yandı bi kere bunda yakmayalım dedik.iki defa aynı hataya düşmeyelim demi ama:)
    ya ben komplo teorileri dedim ya helal olsun hakkını o kadar güzel vermişsiniz ki ne desem üstüne boş.
    yazdıklarınızı iyi bi okuyup iyice bir sindirmek gerekiyor.sindiremeyenlere hele hele birebir.
    ama şu son cümlenizle güzel bir bitiş olmuş.
    bende diyorum ki, "yakalarsa ecelin ayak izleri olabailir hakkaten"
    :))






    suat,
    suat bey olmaz mı.
    bu seneki köyüme kar yağdı ben ömrü hayatımda görmedim.
    istediğiniz kar olsun gani gani.)






    kazım mızrak,
    merak iyidir kazım bey, her zaman olmasa da:)

    sahi kazım bey, bu neyin reklamıydı.benim aklımda sadece bu cümle kalmış.gerisini hatırlamak istedim ama bende hatırlayamadım.Hangi reklam olduğunu anlayamadım daha.
    ama diğerini biliyorum.çok söylerdim ben, hala da söylerim:)

    bir bilmecem var size çocuklar
    haydi sor sor sor
    çayda kahvaltıda yenir
    acaba nedir nedir nedir
    burda firma ismini bağırıyorsunuz.:)
    reklam yoktu.
    hatırlarsanız yazın lütfen boşuna zihnimi meşkul edip duruyor:)



    rainbowalker,
    biliyordum bunu yapacağınız, ama ben önlemimi aldım, ismini değiştirip sadece iz yaptım:))
    evet bencede ne siz ne de ben göreyim.ne olmayacağını bilemem ama ne olacağını biliyorum:)

    ininden yeni uyanmış, yavru ayı iziydi bu.Yavru da olsa uzak olsun bizden.

     
  • At 2:46 PM, Blogger suveyda said…

    anonim buldum seni, elimdesin artık, yandın, yakacam seni:))

     
  • At 12:26 AM, Blogger Kâzım Mızrak said…

    # Ona, şuna, buna..

    - Asker! Bu, bu, nedir bu?
    - Telekart komutanım..
    - Naapıyosun bununla?!

    Böyle bir replikmiş.. siz sormasanız benim araştıracağım yoktu, merak da ediyordum oysa.. .

    Yıllar öncesine gitti aklım.. çocukluğum, ve büyüyünce güya büyük adam olma hayallerim.

    Sonrası tanıdık bildik bir manzara, bir nesil olarak hepimiz Ankara'ya karbonmonoksit yağarken uyanıyorduk..

    Alice, harikalar diyarında yalnız başına kalmışlığının korkusuna ağlıyordu.. yumurta adam durmak bilmeden konuşuyorken.

    Belki.. birileri bir televizyon sahibi bile değildi. Hatta evleri bile yoktu..

    Ne kavgalı günlerdi.. sokak kavgalarından bahsediyorum. Çocuk olmak zor iştir, haftada bir mahaleler arası kavga yapardık. Herkes birbirine küser, sonra yine barışırdık.

    O zamanlar internetin olmadığı zamanlardı galiba, en azından benim için öyle.. .

    Yerli malı, yurdun malı herkes onu kullanmalı sözlerini hatırlıyorum.. küçüklerimizi seviceğimize, büyüklerimizi sayacağımıza yeminler ediyorduk her gün.

    Bunu hala yapıyorlar mı acaba, inan bilmiyorum. . adına, ezberci eğitim dedikleri sistem de bu olsa gerek.

    Anlamını bilmeden, robot gibi ezberlettikleri sloganlar ile çocukların beynini yıkıyorlar.

    Miletim slogan atmaya ve yazmaya pek meraklı, demek ki o günlerden arda kalan bir beyin hasarı. Türkiye layiktir, layik kalacak..

    Ne demek istediğini bilen kaç kişi var acaba aralarında.. sistem laik olsun, ama müslüman kızlarımız üniversite okuyamasın.

    Bu insanların bir vicdan taşıdıklarına inanmak istiyorum, ve yanlışın bende olduğunu anlayabilmeyi diliyorum.

    80 'ler temasını işleyen [ şu ] videoyu, bu yazdıklarımla yakından alakası olmasa da bir izleyin derim.

    Saygılarımla,

     
  • At 9:26 AM, Blogger suveyda said…

    tamam hatırladım reklamı.
    kaan girgin oynuyordu hatta.
    bir kaç versiyonu vardı sanırım reklamın.merakım geçti, huzur içinde yaşayabilirim artık, sağolun:)
    "büyüklerini saymak, küçüklerini sevmek" şeklinde her gün defalarca tekrarlanan o cümleye inat yokuş aşağı gidiyoruz biz.söylenecek yazacak çok şey var ama nafile.insanlar robotlar yaptılar, ellerini ayaklarını oynattılar, yürüttüler, bir kalp koyamadılar sadece.ama farkında olmadan gördüler ki , kendileri robotlaştılar.sadece yürüyen, gezen, alan veren, el ve ayaklarını çalıştıran, kalp ve beyin arasındaki yolu trafiğe kapatan insanlar.
    akıbetimiz hayrola inş.

    işyerindeki bilgisayardan kaynaklanan sorun nedeniyel izleyemiyorum evde izleyecem inş.

     
  • At 9:31 AM, Blogger Kâzım Mızrak said…

    "kalp ve beyin arasındaki yolu trafiğe kapalı"

    @

    Mecelamizi anlatabilecek, saygı değer bir cümle.. .

     
  • At 9:46 AM, Blogger Kâzım Mızrak said…

    # Düzenleme

    "Kalp, ve beyin arasındaki yolun.. trafiğe kapalı olması hâli.."

     
  • At 8:36 PM, Blogger suveyda said…

    keşke daha güzel cümleler kurabilseydik Kazım bey,

     
Post a Comment
<< Home
 
 

about me
gelirsin gidersin dostumsun, gelmezsin gitmezsin neyimsin
Udah Lewat
Archives
Dua
Allah’ım, Sana tutunuyorum, Kimsenin yere atmasına izin verme beni. (Sadi)
Martı

“Yaşamak için ne çok sebep var,” diye düşünüyor uçmanın anlamına vardıkça. Kabiliyetlerinin sınırlarını aşmak, onu yaşatan en büyük sebep. Onun için balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka sebepler de var yaşamak için. Cehaletimizi kırabiliriz. Becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekâmızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi hür olabiliriz!

Böyledir

Başkasını kıran, inciten bir insanın kendisi de bundan mutlaka yara alır.Kötülüğün oku mutlaka geri döner

Budur

Ne gökte, ne denizde, ne dağların içinde, ne de ormanların kuytu bir köşesinde, hiçbir yer yoktur ki, insan yaptığı fenalıktan, karşılığını görmeden, kurtulup sıyrılabilsin

Arkadaşlar
Designed-By

Visit Me Klik It
Credite
15n41n1