Wednesday, June 27, 2007
GEZİ - YORUM
Zeynep’in öğretmenlik yaptığı köyden ayrıldıktan sonra kendi köylerine gittik.Kapılarının önünde kocaman bir dut ağacı var.Hani çık çıkabilirsen türden dev gibi bişey.Çıkmak yine bir nebze kolay, in inebilirsen.Zaten bizim böyle bir sorunumuz var.Ağaca çıkıyoruz ama inemiyoruz:) Hatta Zeynep bir ara kalmış ağaçta, kurtarma ekibi gelip indirmiş:)

Biz şansımızı yine de deneyelim dedik.Zeynep çıktı bu sefer ama ben dut sevmediğim için çıkmadım.Aşağıya doğru uzanan bir sürü dalları var.Bari toplayayım dedim.Zorla Zeynep’e de toplattırdım.Beş tane kovaya, bir tane midene atacaksın dedim ama dinleyen kim, o tam tersini yaptı:)

Bu benim topladığım.Zeynepinkini hiç göstermeyeyim.Yarısını zor doldurdu:)

Burası TEMA Vakfı tarafından yapılmış bir ev.Aslında otel diyelim biz buna, ki öyle zaten.Buraya tur ve gezilerle gelen misafirler burada ağırlanıyor.Gece burada kalıp gündüz istediğiniz yerlerde dolaşabiliyorsunuz.İçi hem yöresel hem de modern şekilde düzenlenmiştir.

Bu Fatma Ablamızın yeri.Evlerinin önünde yapılmış bir serender.Biz buna kendi dilimizde nalya diyoruz.Yazın çok güzel oluyor burası.Her hafta bizi buraya çağırır, biz de tamam deriz ama bir türlü gidemeyiz, gidince ise ayrılmak istemeyiz.Gece geç saatlere kadar oturmanın keyfi bambaşkadır burda.


Anne ile yavrusu.Ne güzeller değil mi?Maşallah deyin hele, nazar değmesin:)
Biliyor musunuz, çok kolay nazar değer?

Bulutlar geliyor artık...

Güneş batıyor...

Ve akşam oluyor...


Gün bitti...
Gece başlıyor: )

Labels: , ,

posted by suveyda @ Permalink ¤12:29 PM  
6 Comments:
  • At 10:48 PM, Anonymous bedish said…

    çok kıskandım seni süveyda!Çok sıcak burası...
    Resimlere baktım belki serinlerim diye ama pek işe yaramadı galiba:)

    Sadece Ankara dar gelmeye başladı!Anlican resimler ters tepki yaptı be süveyda!

     
  • At 11:26 AM, Blogger suveyda said…

    bedish,
    resimlere bakınca bende kıskandım bedish.artık orda değilim ne yazık ki.ama fırsatını bulur bulmaz kaçacam gene:)
    ama şükür halime gene.oralar çok sıcak gerçekten ya.Allah kolaylık versin.insan bunalıyor.
    gel senide götüreyim:)

     
  • At 8:32 AM, Anonymous mehmetabi said…

    Hayırlı Günler ve Cumalar
    Güzel bir duayla bugüne başlamak istiyorum

    Yarab!
    Bana mal verdiğinde saadetimi alma
    Kuvvet verdiğinde aklımı alma
    Başarı verdiğinde tezavumu alma
    Başardığım zaman gururuma yenilmeme izin verme
    Başarısız olduğumdada kötülüğe düşürme
    Aksine daima başarısızlığın başarıya giden yol olduğunu hatırlat
    Affetmenin en büyük kuvvet olduğunu öğret
    İntikam sevgisinin zayıflığın en büyük göstergesi olduğunu
    İnsanları kırdığımda özür dileme cesaretini ver
    İnsanlar beni kırdığında affetme cesaretini ver
    Kendimi sevdiğim gibi insanları sevmeyi öğret
    Ve kendimi hesaba çekmeyi öğret insanları hesaba çektiğim gibi
    Hakkı hakikatı söylememe yardımet

    "Ey kalpleri evirip çeviren Allah'ım! Kalbimi dinin üzere sebat
    ettir."Allah'ım Sen Beni Bana Bırakma..
    Ben Açmışım Gönlümün Kapılarını Sana.
    Tek Senin Ve Güllerin Efendisinin Sevgisini Ver Bana..
    Bulamadım Gayrı Bu Dünyada Bir Damlacık Vefa...
    Amin...Amin...

    Muhabbt dolu kalbi selamlar

     
  • At 11:17 AM, Blogger suveyda said…

    amin Allah razı olsun mehmet bey bu güzel dua için.

    binlerce kere amin.

    hayırlı cumalar...

     
  • At 1:43 AM, Blogger awaRa said…

    Şu nalyada gece sefası ve dutlar beni acayip tahrik etti. kaçasım var yine uzaklara..

     
  • At 1:25 AM, Blogger suveyda said…

    awara,

    içinizdeki sesi duymamazlıktan gelmeyin, dinleyin onu:)

     
Post a Comment
<< Home
 
 

about me
gelirsin gidersin dostumsun, gelmezsin gitmezsin neyimsin
Udah Lewat
Archives
Dua
Allah’ım, Sana tutunuyorum, Kimsenin yere atmasına izin verme beni. (Sadi)
Martı

“Yaşamak için ne çok sebep var,” diye düşünüyor uçmanın anlamına vardıkça. Kabiliyetlerinin sınırlarını aşmak, onu yaşatan en büyük sebep. Onun için balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka sebepler de var yaşamak için. Cehaletimizi kırabiliriz. Becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekâmızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi hür olabiliriz!

Böyledir

Başkasını kıran, inciten bir insanın kendisi de bundan mutlaka yara alır.Kötülüğün oku mutlaka geri döner

Budur

Ne gökte, ne denizde, ne dağların içinde, ne de ormanların kuytu bir köşesinde, hiçbir yer yoktur ki, insan yaptığı fenalıktan, karşılığını görmeden, kurtulup sıyrılabilsin

Arkadaşlar
Designed-By

Visit Me Klik It
Credite
15n41n1