Thursday, September 13, 2007
NELER OLUYOR HAYATTA?
Merhaba arkadaşlar döndüm sonunda Allah'ın izniyle.Ayrılık saatleri biraz fazla vurmuş bu sefer.Sağlık olsun diyelim her zamanki gibi.Şükürler olsun her halimize ve bize ve sizlere hayat devam ediyor bizlerle beraber ve yaşadıklarımızla.Bilgisayarımız bozuldu, düzeldi ki olsaydı da zamanım yoktu sizlerle buluşmaya yoğun bir yaz dönemi geçirdim.Uzan zamandır görmediğim sevdiklerimi gördüm, hasret giderdim, gitmediğim yerlere gittim, gezdim tozdum ve döndüm.
Sevinçler oldu, hüzünlerde peşinde.Ölümler oldu arada, hayatı ve ölümlü olduğumuzu hatırlatan, faniliğimizi, geçiciliğimizi, baki olmadığımızı yüzümüze bir rüzgar edasıyla vuran ölümler oldu.Ardından hayatın mucizesi bebekler geldi.Masumiyet, huzur, tebessüm geldi.Hani herşey insan içindi ya.Ölümler de doğumlar da bizler için işlemeye ve hayat yine seyrini sürdürmeye devam etti.

Bir kaç fotoğrafla kısa bir özet geçelim.Hayatın yaşanmış bir bölümünden kısa bir resim tutalım.




Bulutların altından geçtik.Upuzun, hiç bitmeyecek görünen, ayağını bassan üstünden geçeceğini zannettiğin bulutlardan.Önce serinlik geldi sonra yağmurlar, ıslandık, rahmetlendik, ferahlandık.

Yollarda kar gördük.Kıştan kalan kar.Hatırlanmak için kışın eser bıraktığı kar.Yanından geçerken sıcaklardan kavrulduğumuz zamanlarda dahi soğukluk hissi veren kar.Bir kaç mevsimi bir arada tattıran kar.Güzeldi.
Dereler gördük, bir değil, bir kaç değil, daha fazla dereler.

Kenarına indik, suyla buluştuk, o aziz, o muhteşem, o ihtiyaç duyduğumuz, o temiz, o ferahlatan, o hayatımızın kaynağı, yokluğunda ne kıymetli olduğunu anladığımız suyla.


Festivaller gördük.Buluşmalar, kaynaşmalar, eskileri yad etmeler, eğlenceler, oynamalar ve sevinçler ve mutluluk ve adetler ve gelenekler.

Soğuk sulardan içtik, taaa içimize çektik.

Armut yedik, bir sürü armutlar.Dalında yeme zevkini tattık.

Böğürtlen yedik.Selma topladı ben elinden zorla kaptım:)

Sadece bu kaldı ona:)

Çekirdek yedik.Öyle dağıttık her tarafa, oraya buraya saçtık.


Tanıştırayım bu Malkoçoğlu.İşte bu da kılıcı.


Çiçekler topladık.Hepsi birbirinden güzel çiçekler.Uzun uzun kokladık.


Top oynadık.Maç yaptık.Voleybol.Pas, istop, yakantop.Ve biz kazandık.Ve biz yendik.

Ve kupamız.

Salıncakta salladık.Salıncağı kapmak için koştuk.Büyük büyük salladılar ama düşmedim, ama korktum.Korkumu yendiğim andaki bulutlara ulaşacağını zannedebileceğin his tarif edilemezdi



Sofralar hazırladık, yemekler yedik.Biri de telefonları yedi:)

Kabak bulduk.

Hiç acımadık.Pişirdik, yedik.Enfesti.

Horozdan korktuk.Kaçtık.Meğer bağlıymış.Sonra bide utanmadan ben korkmadım ki dedik.



Malkoçoğlunun havuzu.



Akşam olmak üzere.Uzun uzun yürüyüşler yaptık.Oturduk gökyüzünü izledik.Sessizliği, sakinliği dinledik.Birbirimizi ve kendimizi dinledik.

Ve kızıllık gökyüzüne vurunca bizde evimize döndük, gece seyrine devam etti.Hayattan bir gün daha eskittik.Geçmişler ola.
ecemsu beni sobelemiş.İnş cevap vereceğim ona.Teşekkür ediyorum bu arada.Sobe deyince aklıma geldi, bizim malkoçoğlu yani yukardaki havuç, yani Mehmet Akif'in diğer bir adı da biz tarafından takılmış olan gece ebesidir.Ne zaman biz onların evine gitsek ebelemece oynarız.Yastılar eşyalar havada uçuşmaya başlar.Sonunda evden ayrılırken en son ebeleyen olmak için merdivenlerde koşturur dururuz:)
Ramazan ayı da geldi.Hoş geldi, safalar getirdi.İyki geldi.On bir ayın sultanı evimize misafir oldu, baştacı oldu.Herkesin Ramazan ayı mübarek olsun.Hayır ve bereket getirsin inş.
Selmacım, güzel kardeşim benim sanada çok teşekkür ederim.Bloğumu bunca zaman idare ettiğin için.Gerçi daha iyisi olabilirdi ama neyse:)
görüşmek üzere inş...

Labels:

posted by suveyda @ Permalink ¤12:14 PM  
8 Comments:
  • At 9:04 AM, Anonymous mehmetabi said…

    Hayırlı Sabahlar ve Ramazanlar
    Şükür kavuşturana
    Tam ümidi kesmiştik ama geldin işte
    Hoş geldin safalar getirdin
    Darısı diğer blog sahiplerinin başına
    Yazı ve resimlere bakınca;
    Anlaşılan boş durmamışsın...
    Allaha emanet olunuz
    Kalbi selamlar

     
  • At 8:13 PM, Blogger Gönül Pınarı said…

    Hoş geldin Suveyda, ama biraz geç geldin. Recep gittş, Şaban geldi. Ramazan bile senden önce geldi. Biraz daha gelmesen Bayram da gelecekti. Neyse buna da şükür diyelim. Veee hayırlı ramazanlar olsun. Rabbim bu mübarek zamanların feyzinden, rahmetinden, bereketinden ve mağfiretinden tam istifade etmeyi nasip eylesin.
    Bu arada Selma'nın da hakkını yemeyelim. Çok güzel idare etti. Tıpkı müdürünün mazeretine kılıf bulan sekreterler gibi, "gelecek, geliyor, az kaldı, biraz sabır" gibi ifadelerle hepimizi bir güzel oyaladı. Helal olsun....
    Yine boş gelmemişsin. Allah'ın rahmet eserlerinden bir demetle gelmişsin. O güzel manzaraları görünce, " ne güzel yapılmış, ne harika yaratılmış, maşallah" demekten kendimi alamadım. Rabbime bir kere daha şükrettim. Tabi bu arada sana da teşekkür ettim. Bu güzellikleri takdim etmekte vesile olduğun için.
    Selam ve dualarımla, tüm blogcuların ve İslam âleminin ramazanın tebrik ediyorum. Lütfen duaların bolca kabul olduğu bu ayda birbirimize dua edelim. "Duanız olmasa ne kıymetiniz var" ikazını unutmayalım.

     
  • At 1:05 AM, Blogger kayhanovic said…

    hoşgeldin ve hayırlı ramazanlar
    bende diyordum nerede bu. kesin bir ağaca cıktı kaldı orada diye düşünerekten anahaberleri izliyordum ha şimdi cıkar ha şimdi cıkacak diye:=)
    o değilde sofrada ekmek gördüm. o ekmeği yemeyeli cok oldu:( özledimben o ekmeği yok burada tadı damağımda kokusunu bile hatırlıyorum. nE YERDİM YA.
    malkoçoğluna selamlar:) üstündeki formayı cıkarsın ben ona forma alayım onu giysin

     
  • At 11:15 PM, Blogger suveyda said…

    mehmet bey,
    sağolun sizede hayırlı ramazanlar mehmet bey.
    benden yana ümidi kesmeyin hiçbir zaman.dönerim elbet.gitsem gitsem nereye gidecemki.dönüp dolaşacağım yer kürkçü dükkanı:)
    aleyküm selam.






    gönül pınarı,
    hoş bulduk gönül pınarı.
    evet biraz geç oldu ama gelebildim sonunda.
    bayrama bırakmadım, yetişeyim dedim:)
    Allah razı olsun güzek dilekleriniz için.
    evet Selma bayağı idare etti beni.aferim ona:)
    güzel yorumlarınızı özlemişim.
    sizlerede selam olsun.






    kayhan,
    hoşbulduk kayhan, sanada hayırlı ramazanlar sanada.
    o kadar da değil hani:)
    evet o mısır ekmeği.bende çok severim.hem ordada bulursunki.gidip yiyebilirsin:)
    formayı çıkarması imkansız.fanatiktir o.
    ama sende benim abim gibi forma alırsan, maça götürürsen, bisiklet alırsan takımından döndürebilirsin:)

     
  • At 7:10 AM, Blogger Kâzım Mızrak said…

    "Horozdan korktuk.Kaçtık.Meğer bağlıymış."

    @

    Zavallı horoz.. ipin durduğu yöne göre, o sizden korkup kaçmış :)

    Yazın türü: Lâtife.. ( Bkz. )

    * * *

    Hâsıl-ı kelâm, hoş geldiniz.

     
  • At 12:01 AM, Blogger suveyda said…

    elde sopayla kovalarsan tabi kaçar, kim korkmaz o zaman:)

     
  • At 8:58 PM, Blogger aydünya said…

    yahu bana diyorsun ama sen çokk daha fazla gezmişsin anlaşılan.
    :))

     
  • At 3:58 PM, Anonymous Kâzım Mızrak said…

    "elde sopayla kovalarsan tabi kaçar, kim korkmaz o zaman"

    @

    Hmmm.. . şimdi anlıyorum, bütün gerçeği.

     
Post a Comment
<< Home
 
 

about me
gelirsin gidersin dostumsun, gelmezsin gitmezsin neyimsin
Udah Lewat
Archives
Dua
Allah’ım, Sana tutunuyorum, Kimsenin yere atmasına izin verme beni. (Sadi)
Martı

“Yaşamak için ne çok sebep var,” diye düşünüyor uçmanın anlamına vardıkça. Kabiliyetlerinin sınırlarını aşmak, onu yaşatan en büyük sebep. Onun için balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka sebepler de var yaşamak için. Cehaletimizi kırabiliriz. Becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekâmızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi hür olabiliriz!

Böyledir

Başkasını kıran, inciten bir insanın kendisi de bundan mutlaka yara alır.Kötülüğün oku mutlaka geri döner

Budur

Ne gökte, ne denizde, ne dağların içinde, ne de ormanların kuytu bir köşesinde, hiçbir yer yoktur ki, insan yaptığı fenalıktan, karşılığını görmeden, kurtulup sıyrılabilsin

Arkadaşlar
Designed-By

Visit Me Klik It
Credite
15n41n1