Friday, May 30, 2008
ÇAY MOLASI

Merhaba güzel insanlar, gelenler, gidenler hepiniz.

Biliyorum şu sıralar buraları çok ihmal ediyorum.Tabiki bilerek yapılan bir durum olmasa da bir açıklama yapsam iyi olur sanırım.İyiyim, bir yaramazlık yok şükür.Sadece bilgisayar başına uzun soluklu oturacak, yazacak, anlatacak kadar zamanım yok.Arada bakabiliyorum ama ekleme yapamıyorum.Ben diyorum ki, kısa bir çay molası verelim.Siz içedururken, ben de rahat bir zamana yol alayım inş.İşleri aceleye getirmeyelim, yavaş yavaş, sindire sindire :)

Yazacak, anlatacak, paylaşacak çok şey var aslında, sağlık olsun ne diyelim.Başka zamana, başka bahara inş.Kısa bir ara veriyorum, döneceğiz inş.

Şimdilik sağlıcakla kalın.

Labels:

posted by suveyda @ Permalink ¤11:34 AM  
5 Comments:
  • At 12:51 PM, Blogger Kâzım Mızrak said…

    @ Süveydâ

    Çay için teşekkür ederiz.

    Mümkünse.. bi çay daha alabilir miyim lütfen, yanında da bir dilim çikolatalı kek istiyorum ama :)

    Doğrusu, ben de ihmal ediyorum bloğumu; yazmaktan eskisi kadar keyif de alamıyorum ne yazık ki.. ve, neydi o eski günler demekle teselli buluyorum.

    Şu söz ne kadar anlamlıymış: "Geçmiş zaman olur ki, hayâli cihân değer."

     
  • At 12:03 PM, Blogger suveyda said…

    Kazım bey,
    rica ederim.

    en az isteyebildiğiniz kadar mümkün :)

    her geçen an çocukluğumuz kadar uzaklaşıyor sanki,

    "Çocukluk ne kadar uzak bir ülke şimdi Allahım!
    Ne çok yol yürüdük bilmeden biz böyle!"

     
  • At 11:50 AM, Blogger Kâzım Mızrak said…

    @

    Ben hâlâ çocuğum, dermişim :P

    PS

    Şiirimsi şey, bir harika.

     
  • At 12:26 AM, Blogger suveyda said…

    ne güzel, benim çocuklarla aram iyidir genelde:)

     
  • At 7:01 PM, Blogger Kâzım Mızrak said…

    @

    Demek ki, çocuk kalmanın güzel yönleri de varmış :o)

     
Post a Comment
<< Home
 
 

about me
gelirsin gidersin dostumsun, gelmezsin gitmezsin neyimsin
Udah Lewat
Archives
Dua
Allah’ım, Sana tutunuyorum, Kimsenin yere atmasına izin verme beni. (Sadi)
Martı

“Yaşamak için ne çok sebep var,” diye düşünüyor uçmanın anlamına vardıkça. Kabiliyetlerinin sınırlarını aşmak, onu yaşatan en büyük sebep. Onun için balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka sebepler de var yaşamak için. Cehaletimizi kırabiliriz. Becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekâmızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi hür olabiliriz!

Böyledir

Başkasını kıran, inciten bir insanın kendisi de bundan mutlaka yara alır.Kötülüğün oku mutlaka geri döner

Budur

Ne gökte, ne denizde, ne dağların içinde, ne de ormanların kuytu bir köşesinde, hiçbir yer yoktur ki, insan yaptığı fenalıktan, karşılığını görmeden, kurtulup sıyrılabilsin

Arkadaşlar
Designed-By

Visit Me Klik It
Credite
15n41n1