Tuesday, October 03, 2006

Bu Ne Yaman AYRILIK

“Cenazenin geldiği gün ,balayımızdan döndüğümüz gündü.”

…kaybetmişti kocasını.Daha iki yıllık yuvaları vardı.Şimdi her şey gözünün önünden geçiyor, şimdi her şey acı veriyor, bir bıçak saplanırcasına yanıyordu yüreği…

Telefonda sordum, kaybettik kocanı dediler.Telefon elimde , ben aynı yerde, kalbimse yerinden çıkacak gibiydi.Zamanın durduğunu sanmak kadar yanılgı olmuştun artık sen.Elimi uzatsam tutmayacaktın artık boşlukta sallanacaktı artık parmaklarım, bana bakmayacaktın , benimle konuşmayacaktın,sorularım hep cevapsız , cümlelerim hep eksik, gereksiz yerlerde ünlemlerim olacaktı.çoğu cümleme virgül değil artık nokta koşacaktı.Uzun cümlelerim yok artık, bir ah kısalığında feryatlarım olacaktı.

İsyanım yok! İsyanım yok!
Yapamam, haykıramam, bağıramam.Kabullenmem lazım.İşte benide yakan bu ya.Aklım kabul et dese kalbim hayır diyor avazı çıktığı kadar.Yok olmuyor başaramıyorum.Başarmalıyım ama.Bu ne kördüğüm bu ne yaman bir zaman.

Unutmak mı ?
Asla !
Zaman olacak düşeceksin aklıma, yüzümde kah bir tebessüm , kah bir gözyaşı.
Ve bir zaman gelecek bu acıyı taşımak o kadar ağır gelmeyecek.
Ne zaman gelecek , ne zaman ?

Aç desem açmazsın gözlerini.Senle gelmek istesem, gelemem biliyorum.Alışıyorum yokluğuna, deniyorum , çabalıyorum, alışmaya çalışıyorum.
Her şeye alışırım da nasıl unutacam benden gidişinin en mutlu güne denk gelmesine, nasıl unutacam ölüm gününün balayımızdan döndüğümüz gün olmasına…
Ah bir bilseydin seni ne çok özlüyorum…

{ ALLAH yardımcın olsun.Derdi veren , dermanınıda verir
.Keşke elimden gelen bir şey olsaydı keşke…}

No comments:

Post a Comment